🦒 Maide Suresi 6 Ayet Kelime Meali

92 Sure. Leyl Suresi 6. Ayet Meali, Leyl 6, 92:6. (5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. âyetlerdenbiri, Nisa Suresi’nin 1. âyetidir: “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten/cevherden yaratan ve ondan da eşini yaratan ve iki-sinden birçok erkek ve kadın üretip yayan Rabbinizden sakınınız.” Nefsin “cevher” manasında kullanıldığı benzer âyetler de şunlar-dır: (En’âm, 6/98; Â’raf, 7/189; Zümer, 39/6). FETİH SURESİ DİYANET ANLAMI (MEALİ) 1.Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.2, 3.Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve KelimeMeali; kuran.com. Anasayfa Kuran-ı Kerim Kuran Meali Kelime Meali Hadis Siyer İlmihal Tefsir İletişim. Maide Suresi. 120 Ayet Tüm Mealler: Mâide 6. Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Mâide 6. Diyanet İşleri Başkanlığı: Mâide 6. Elmalılı Hamdi Yazır: Mâide 6. Ali Fikri Yavuz: Mâide 6. Diyanet Vakfi: Mâide 6. Elmalılı Hamdi Yazır (Sade): Mâide 6. Elmalılı Hamdi Yazır (Sade 2): Mâide 6. Kuranı Kerimi anlamak, ona göre yaşayabilmek, işte bütün mesele bu. Mâide suresi 6. âyet Seyyid Kutub meali: Ey iman edenler, namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, -başlarınızı meshedip– topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. YusufAli (İngi­liz­ce) Yusuf Ali (İngi­liz­ce): O ye who be­li­eve! when ye pre­pa­re for pra­yer, wash your faces, and your hands (and arms) to the el­bo­ws; Rub your heads (with water); and (wash) your feet to the ank­les. If ye are in a state of ce­re­mo­ni­al im­pu­rity, bathe your whole body. Şualar- İkinci Şua Allah’ın birliğini, “Ehad” ismini açıklar. İsm-i Azamın altı nüktesinin yedincisi Şualar - Üçüncü Şua Allah’ın varlığının zorunluluğunu; birliğini ve kudretinin büyüklüğünü açıklar ve ispat eder. Şualar - Dördüncü Şua “Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.” (Âl-i İmrân Sûresi: 173.) âyetinin anlam, hikmet ve insan BuÂyet-i Kerîme’ye göre Abdestin farzı dörttür: Elleri dirseklerle beraber yıkamak, yüzü yıkamak, Hanefi mezhebine göre başın en az dörtte birini meshetmek [6] ve ayakları topuklarla beraber yıkamaktır. Sünnet-i Resûlullah üzere abdestin nasıl alındığına dair Hz. Osman-ı Zinnûreyn’nin azat ettiği Humran b. SafSuresi - 6. Ayet وَاِذْ قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ مُصَدِّقاً لِمَا بَـيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَمُبَشِّراً بِرَسُولٍ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُٓ Diyanetİşleri Başkanlığı Kuran ı Kerim Türkçe Meali – Mâide Suresi ilminur.com 2020-01-27T09:54:08+03:00. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helâl kılındı. Şüphesiz Allah maİdesuresİ 116-117. ayetlerden alacaĞizimiz, Çok Önemlİ dersler. bakara suresİ 146-147. ayetler. gerÇek olan rabbİnden gelendİr. İsra suresİ 73 ve 74. ayetlerden alacaĞimiz dersler yasİn suresİ 6. ayet Üzerİnde dİkkatle dÜŞÜnelİm. alİ İmran 78. ayetİn uyarilarini, lÜtfen gÖz ardi etmeyelİm. alİ İmran 100. tSXonyB. Diyanet Vakfı Mâide Suresi 6. Ayet Meali ❬ Önceki Sonraki ❭ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغْسِلُوا۟ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى ٱلْمَرَافِقِ وَٱمْسَحُوا۟ بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى ٱلْكَعْبَيْنِ ۚ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَٱطَّهَّرُوا۟ ۚ وَإِن كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَآءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ ٱلْغَآئِطِ أَوْ لَٰمَسْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا۟ مَآءً فَتَيَمَّمُوا۟ صَعِيدًا طَيِّبًا فَٱمْسَحُوا۟ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ ۚ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ Diyanet Vakfı Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı da yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız cinsî birleşme yapmışsanız ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve dirseklere kadar ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size ihsan ettiği nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz. Mâide Suresi 6. ayeti ne anlatıyor? Mâide Suresi 6. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...Mâide Suresi 6. Ayetinin Arapçasıيَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ Mâide Suresi 6. Ayetinin Meali AnlamıEy iman edenler! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve kollarınızı yıkayın, başınıza meshedin ve topuklara kadar da ayaklarınızı yıkayın! Eğer cünüp iseniz güzelce yıkanıp temizlenin. Şayet hasta veya yolcu olursanız yahut biriniz tuvaletten gelirse ya da eşlerinizle cinsî münâsebette bulunur da, abdest veya gusül almanız gereken böyle durumlarda su bulamazsanız, o zaman temiz toprağa ellerinizi sürüp onunla yüzlerinizi ve dirseklere kadar kollarınızı meshedin. Bu tür emirlerle Allah size güçlük çıkarmak istemez; bilakis şükredesiniz diye sizi tertemiz kılmak ve size olan nimetini tamamlamak Suresi 6. Ayetinin TefsiriAbdest namazla birlikte emredilmiş olup, hiçbir zaman abdestsiz namaz kılınmamıştır. Bu âyette öncelikle namaz kılabilmek için alınması gerek abdestin farzları sayılmaktadır. Bunlar1. Yüzü yıkamak. Yüz, yukarıdan aşağıya doğru alında saçın bittiği yerden çene altına kadar, yatay olarak da iki kulak yumuşakları arasında kalan kısımdır. Ağza ve burna su vermek, kulakların içini meshetmek ise Kolları yıkamak. Kol, parmak uçlarından dirseklere kadar olan Başı meshetmek. Baş, kulakların üstünde kalan kısımdır. Başın neresinin ve ne kadarının meshedileceği konusunda mezhepler arasında görüş ayrılıkları vardır. Hanefîler’e göre başın en az dörtte birini meshetmek Topuklara kadar ayakları yıkamak. Ayak, parmak uçlarından topuk kemiklerine kadar olan yıkanılması gereken azaları birer kez yıkamak farz, üçer kez yıkamak ise sünettir. bk. Tirmizî, Tahâret 22Ayakların yıkanması veya meshedilmesi ile alakalı iki farklı görüş vardır. Böyle bir görüş ayrılığının sebebi ise âyette geçen ve “ayaklar” mânasına gelen اَرْجُلٌ ercül kelimesindeki ل lâm harfinin okunuşundaki farklılıktıra. Kelimeyi kıraat imamlarından Nâfi, İbn Âmir, Asım’dan Hafs, Kisâî ve Yakup ل lâm harfinin üstünüyle اَرْجُلَكُمْ ercüleküm şeklinde okumuşlardır. Bu okuyuşu esas alıp kelimeyi “yüzler” anlamına gelen وُجُوهٌ vücûh üzerine atfedenler, âyete “yüzlerinizi, dirseklere kadar kollarınızı ve ayaklarınızı yıkayın” Mâide 5/6 şeklinde mâna vererek ayakların yıkanmasının farz olduğunu söylemişlerdir. Ehl-i sünnet âlimleri bu Kıraat imamlarından İbn Kesîr, Ebu Amr, Asım’dan Ebubekir, Hamza, Ebu Cafer ve Halef kelimeyi اَرْجُلِكُمْ ercüliküm şeklinde ل lâm harfinin kesresiyle okumuşlardır. Bu okuyuşu esas alıp kelimeyi “başlar” mânasındaki رؤس ruûs kelimesine atfedenler ise âyete “başlarınızı ve ökçelere kadar ayaklarınızı meshedin” Mâide 5/6 anlamı vererek, ayakların meshedilmesinin farz olduğunu kabul etmişlerdir. Nitekim Şiiler bu okuyuşu esas alarak ayakları meshetmekle iktifa Allah Resûlü bu husustaki tatbikâtını haber veren rivayetlere bakıldığında, bunların daha çok Ehl-i Sünnet’in tercih ettiği görüşü desteklediği görülür. Rivayetlerden biri şöyledir“Osman b. Affân bir su kabı istedi, ondan iki eline su döküp onları üç defa yıkadı. Sonra ağzına ve burnuna su verdi, sonra yüzünü üç defa yıkadı, sonra kollarını dirseklere kadar üç defa yıkadı, sonra başını meshetti, sonra her bir ayağını üçer defa yıkadı. Sonra da Peygamber Efendimiz’in bu şekilde abdest aldığını gördüm» dedi.” Buhârî, Vudû 28; Müslim, Tahâret 3Ayrıca Peygamber Efendimiz’in, ayaklarını güzelce yıkamamış ve ökçelerinde biraz kuru kalmış kimseler hakkında “O ökçelerin ateşten vay haline!” Buhârî, Vudû 29; Müslim, Taharet 25 buyruğu ayakları yıkamanın farz olduğuna bir delil teşkil eğer kasıt “meshetmek” olsaydı âyette ayaklarla ilgili “topuklara kadar” ifadesinin kullanılmasına gerek kalmazdı. Bu da farzın esasının “yıkamak” olduğuna ve “mesh”in buna dayanması lazım geldiğine işaret etmektedir. Hâsılı ayaklar hakkında “yıkamak” emri açık, “mesh” emri ise kapalıdır. Peygamberimiz, abdest alırken çıplak olan ayaklarını yıkamak bk. Buhârî, Vudû, 7, 29; Müslim, Tahâret 4, 18, abdestli olarak giydiği mestler üzerine meshetmek bk. Müslim, Tahâret 73; Ebû Dâvûd, Tahâret 12 şeklindeki tatbikatıyla âyette kastedilen muradı beyân Resûlü abdest almanın faziletiyle alakalı olarak şöyle buyurur“Müslüman bir kul abdest alır ve yüzünü yıkarsa, gözleri ile bakarak işlediği her günah, abdest suyu veya suyun son damlasıyla yüzünden akar gider. İki elini yıkadığında, elleriyle tutarak işlediği her günah, abdest suyu veya suyun son damlasıyla ellerinden çıkar gider. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah, abdest suyu veya suyun son damlasıyla ayaklarından çıkar gider. Neticede bu kimse, günahlardan arınmış olur.” Müslim, Tahâret 32; Tirmizî, Tahâret 2/2Bir diğer hadis-i şerif de şöyledir“Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağrılacaktır. Nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın.” Buhârî, Vudû’ 3; Müslim, Tahâret 35Âyette beyân edilen ikinci husus “cünüplükten temizlenmek”, yani gusül abdesti almaktır. Rüyada veya uyanıkken meninin fışkırarak çıkması, meni çıkmasa bile erkek ve kadının cinsel uzuvlarının birleşmesi sebebiyle meydana gelen abdestsizlik hâline “cünüplük” denilir. Cünüp olan kişi, niyet etmeli, ağzını ve burnunu üçer kez su verip çalkalamalı ve bedeninin tamamını temiz bir şekilde ve guslü su ile yıkayarak almak, suyun bulunup mazeretin bulunmadığı haller için geçerlidir. Eğer gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra gerçekten su bulunamazsa yahut hastalık veya yolculuk suyu aramaya mâni ya da var olan suyu kullanmaya engel olursa, o zaman abdest veya gusül yerine “teyemmüm almak” yani niyetle birlikte temiz bir toprağa elleri sürüp, onunla yüzleri ve kolları meshetmek yeterlidir. Buna göre âyetteki “hastalık ve yolculuk” kayıtları, suyu bulmaya veya kullanmaya mâni olan özürleri; “tuvaletten gelmek veya cinsî münasebette bulunmak” kaydı, abdesti veya guslü gerektiren sebepleri; “suyu bulamamak” kaydı ise bunların yerine teyemmümün geçerli olma şartını göstermektedir.[1] Mü’minlerin temizlik ve ibâdet hayatıyla alakalı bu ilâhî emirlerden maksat, kullara bir baskı yapmak, onları sıkıntı ve zahmete koşmak değil; bilakis onları, tertemiz kılmak, maddî manevî, görünür görünmez pisliklerden ve günahlardan temizlemek ve onlara nimetini tamamlamaktır. Bunun da hedefi, kulların kendilerine bunca nimeti veren, onları sahipsiz olarak kendi hallerine bırakmayan Allah’ı tanımaları ve O’na gereği gibi Allah’ın mü’minleri temizlemek ve onlara olan nimetini tamamlamak istemesiyle alakalı şu açıklamayı yapmaktadır“Allah ismetiyle sizin zahirinizi günahtan, rahmetiyle de kalplerinizi gafletten; sırrınızı şekilleri mülâhazadan, yine zahirinizi gereksiz meşguliyetlerin dişleri arasına düşmekten temizlemek ister. Bir gruba nimetin tamamlanması nefislerini kurtarmak iledir. Diğer bir gruba nimetin tamamlanması ise onları nefislerinden kurtarmak iledir. İki grup arasında ne kadar fark vardır. Yine nimetin tamamlanması, akıbetin güzel olmasıdır. Eğer bir insan iman ve irfan vasfına sahip olarak dünyadan çıkabilirse hakiki saadeti tamamlanmış ve en temiz nimetlere nâil olmuş olur. Hakiki mânada nimetin tamamlanması ise nimet vereni müşâhede etmektir. Zira herkes bir şekilde nimet elde edebilir. Fakat herkes o nimeti vereni göremez. Bu sebeple onun tamam olması, nimet vereni görebilmek olarak değerlendirilmiştir.” Kuşeyrî, Letâifü’l-işârât, I, 252-253Nîsâbûrî şöyle der “Kalbin temizliği, onun Allah’tan başkasından yüz çevirmesidir. Sırrın temizliği, müşâhededir. Gönlün temizliği recâ ve kanâattır. Rûhun temizliği hayâ ve heybettir. Karnın temizliği, helâl yemek, haram ve şüpheli yiyeceklerden sakınmaktır. Bedenin temizliği, şehvetleri terk etmek ve pislikleri gidermektir. Ellerin temizliği, haram ve şüpheli şeyleri terk ederek helâl rızık için çalışmaktır. Dilin temizliği zikir ve istiğfardır.”Bahsedilen bu temizliğe erişebilmek için Allah’a verdiğimiz kulluk sözümüzü yerine getirmemiz lazımdır [1] Lems ve teyemmüm için bk. Nisâ 4/43. Mâide Suresi tefsiri için tıklayınız...Kaynak Ömer Çelik TefsiriMâide Suresi 6. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız... İslam ve İhsan ❬ Önceki Sonraki ❭ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغْسِلُوا۟ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى ٱلْمَرَافِقِ وَٱمْسَحُوا۟ بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى ٱلْكَعْبَيْنِ ۚ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَٱطَّهَّرُوا۟ ۚ وَإِن كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَآءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ ٱلْغَآئِطِ أَوْ لَٰمَسْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا۟ مَآءً فَتَيَمَّمُوا۟ صَعِيدًا طَيِّبًا فَٱمْسَحُوا۟ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ ۚ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ kumtum iles salâti fagsilû vucûhekum ve eydiyekum ilel merâfikı vemsehû bi ruusikum ve erculekum ilâl ka’beynka’beyni ve in kuntum cunuben fattahherû ve in kuntum mardâ ev alâ seferin ev câe ehadun minkum minel gâitı ev lâmestumun nisâe fe lem tecidû mâen fe teyemmemû saîden tayyiben femsehû bi vucûhikum ve eydîkum minhminhu mâ yurîdullâhu li yec’ale aleykum min haracin ve lâkin yurîdu li yutahhirekum ve li yutimme ni’metehu aleykum leallekum teşkurûnteşkurûne. Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan def-i hacetten gelir veya kadınlara dokunur cinsel ilişkide bulunur da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin Teyemmüm edin. Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz. Diyanet İşleri Başkanlığı Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan def-i hacetten gelir veya kadınlara dokunur cinsel ilişkide bulunur da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin Teyemmüm edin. Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz. Diyanet Vakfı Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı da yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız cinsî birleşme yapmışsanız ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve dirseklere kadar ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size ihsan ettiği nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Ey iman edenler, namaza kalkacağınız vakit, yüzlerinizi, dirseklere kadar; ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz tastamam yıkanın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz hacet yerinden gelmişse ya da kadınlara dokunmuş olup da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin, niyetle o topraktan ellerinize ve yüzlerinize sürün. Allah´ın muradı sizi sıkıntıya koşmak değildir; fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz. Elmalılı Hamdi Yazır Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor. Ali Fikri Yavuz Ey mü’minler! Namaza kalkacağınız zaman yüzünüzü ve ellerinizi dirseklerinizle beraber yıkayın, başınızı ıslak elle silin mesh edin ve ayaklarınızı da topuklarınızla beraber yıkayın. Eğer cünub iseniz boy abdesti alın. Eğer hasta veya yolculukta bulunuyorsanız veya içinizden biri ayak yolundan gelmişse veya kadınlara dokunmuş cima etmiş iseniz ve bu hallerde su bulamamışsanız, o vakit pâk bir toprakla teyemmüm edin, niyetle ondan o topraktan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah size bir güçlük dilemez, fakat sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister, tâ ki şükredesiniz. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Ey o bütün iyman edenler! Namaza kalkacağınız vakit yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi ve başlarınıza mesh edib her iki topuğa kadar ayaklarınızı yıkayın, cünübseniz tas tamam yıkanın, eğer hasta veya seferde olursunuz veya biriniz hacet yerinden gelir veya kadınlara dokunursunuz da suya gücünüz yetmezse o vakit de temiz bir toprağa teyemmüm edin niyyetle ondan yüzlerinize ve ellerinize mesh eyleyin, Allahın muradı sizi sıkıntıya koşmak değil ve lâkin o sizi pam pâk etmek ve üzerinizdeki ni´metini tamamlamak istiyor ki şükredesiniz Fizilal-il Kuran Ey iman edenler, namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, -başlarınızı meshedip– topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüpseniz temizlenin; şayet hasta veya yolculukta iseniz ya da ayak yolundan gelmişseniz yahut kadınlara yaklaşmışsanız ve su bulamamışsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla meshedin. Allah sizi zorlamak istemez, Allah sizi arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz. Hasan Basri Çantay Ey îman edenler, namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi ve başlarınıza meshedib, her iki topuğa kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüb olduysanız boy abdesti alın. Eğer hasta olmuşsanız, yahud bir sefer üzerindeyseniz veya içinizden biri ayak yolundan gelmişse, yahud da kadınlara dokunmuşsanız ve bu halde su da bulamamışsanız o vakit tertemiz bir toprakla teyemmüm edin, binâenaleyh niyyetle ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah, sizin üzerinize bir güdük yapmayı dilemez, fakat iyice temizlenmenizi ve üstünüzdeki ni´metinin tamamlanmasını diler. Tâki şükredersiniz. İbni Kesir Ey iman edenler; namaza kalktığınız zaman; yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın, başınıza meshedin ve topuklarınıza kadar ayaklarınızı da yıkayın . Eğer cünüb iseniz; hemen temizlenin. Eğer hasta olmuşsanız veya seferde iseniz; yahut heladan gelmişseniz veya kadınlara yaklaşmış da su bulamamışsanız; temiz bir toprakla teyemmüm edin. Yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah, size zorluk vermek istemez. Lakin sizi temizlemek, üzerinizde olan nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz. Ömer Nasuhi Bilmen Ey mü´minler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayınız ve başlarınıza meshediniz ve ayaklarınızı iki topuğa kadar yıkayınız ve eğer cünüb iseniz gusül ediniz tamamen yıkanınız. Ve eğer hastalar iseniz veya sefer halinde iseniz veya sizden biri helâdan gelmiş ise veya kadınlarınıza dokunmuşsanız da su bulamazsanız o halde temiz bir toprak ile teyemmüm ediniz, ondan yüzlerinize ve ellerinize meshediniz. Allah Teâlâ sizin üzerinize bir sıkıntı vermek istemez. Fakat o sizi tertemiz kılmak ve üzerinize nîmetini itmam etmek ister ki şükredesiniz. Tefhim-ul Kuran Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da yıkayın. Eğer cünüpseniz temizlenin gusül edin ; eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan hacet yerinden gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin hafifçe yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz. Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû evfû bil’ukûdic uhillet lekum behîmetu-l-en’âmi illâ mâ yutlâ aleykum ġayra muhillî-ssaydi veentum hurumunc innaAllâhe yahkumu mâ yurîduEy inananlar, ahitlerinizi yerine getirin. Dört ayaklı hayvanlar helal edilmiştir size, ancak size söylenecekler müstesna; ihramdayken, helal olan hayvanları avlanmak da haramdır. Şüphe yok ki Allah, dilediğini iman edenler! “Akit”lerinizi Rabbinize ve birbirinize verdiğiniz sözlerinizi ve yaptığınız anlaşma metinlerinizi yerine getirin. Hacc ve umrede İhramlı iken avlanmayı helâl saymamak şartıyla ve şimdi size okunacaklar dışta tutulmak üzere, diğer bütün hayvanlar size helâl kılındı. Şüphesiz Allah dilediği hükmü insanlar! Akitlerinizi titizlikle yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helâl saymamak üzere, bundan sonra size belirtilecek olanlar dışında kalan hayvanlar, sizin için helal kılındı. Şüphesiz Allah, dilediği hükmü sûre gerçek İslâm toplumunun oluşması için Nisâ sûresindeki verilen talimatların devamı niteliğindedir. Müslümanları tüm yükümlülükleri yerine geti... Devamı..Ey iman edenler, akitlerinizin, sözleşmelerinizin icaplarını yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helâl ve meşrû saymamak şartıyla, Kur'ân'da belirtilenlerin dışında kalan ot ile beslenen hayvanların eti size helâl kılındı. Allah dilediği kanunları kor, dilediği hükmü Kur’an-ı Kerim, 2/27; 5/ iman edenler! Yaptığınız sözleşmelerin gereğini yerine getirin. İhramlı olduğunuz sırada avı helal saymamanız şartıyla size bildirilecek olanların dışındaki hayvanlar size helal kılındı. Allah dilediği hükmü iman edenler, akitleri yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymaksızın ve size okunacaklar dışta tutulmak üzere, hayvanlar size helal kılındı. Şüphesiz Allah, dilediği hükmü iman edenler! Allah ve insanlar arasında verdiğiniz söz ve yaptığınız bağlantıları yerine getirin. Hac için ihrama girdiğinizde, avı helâl saymamanız şartı ile size davardan şu okunacaklardan başkası helâl kılındı. Şüphesiz ki Allah ne dilerse onu iman edenler! Helal ve haramlar konusunda Allah’la yaptığınız antlaşmaları yerine getirin. İhramlı iken avcılığı helal etmemek şartıyla, size haram oldukları okunacak olanlar müstesna, bütün uysal hayvanlar size helal kılındı. Şüphesiz Allah, istediği hükmü sofra manasına gelir. 112. ve 114. ayetlerinde Hz. İsa’nın Allah’tan istediği sofradan bahsedildiğinden sureye bu ad iman edenler! Antlaşmalara sâdık kalınız. Size haram oldukları okunacak olanların dışında kalan hayvanlar, sadece ihramda iken avı helâl saymamak şartıyla, sizin için helâl kılındı. Allah, istediği hükmü verir.[92][92] Mâide sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, V, sûresinden çıkarılacak genel ilkeler hakkında bk. Bayraklı, KUR’... Devamı..Ey inanmış olanlar, söz verip, bağlanmış olduğunuz bir şeyi, yerine getirin, sizlere haram kılınmış olan hayvanlardan başkası helâl olmuştur, Hacılık bürgüsiyle bürünmüş olaraktan avlanmak haram, Allah dilediği şeyi hükmederEy iman edenler! Anlaşmalarınıza sadık kalın! Size haram kılındığı bildirilenlerin dışında, davarların deve, sığır, koyun vb. gibi büyük ve küçükbaş hayvanların eti size helal kılınmıştır. Yalnız, hac veya umrede ihramlı iken avlanmanız helal değildir. Şüphesiz, Allah dilediği şekilde evrensel ahlaki değerlerin en önemlilerinden birisi de sosyal hayatın ahengi için insanların anlaşmalara sadık kalmasıdır. İç, dış, özel v... Devamı..Ey mü’minler! Akâidinize sâdık olunız sürünüzü teşkîl iden hayvânâtı ekl itmek size mübahdır. Lâkin hacı libâsını lâbis oldığınız vakit avda öldürülmesi memnû’ olan hayvânâtı ekl itmeyiniz. SAllâh dilediği gibi hüküm İnananlar! Akidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışında, hayvanlar helal kılındı; Allah dilediği hükmü iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin.[137] İhramlı iken avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla[138], okunacak bildirilecek olanlardan başka hayvanlar[139], size helâl kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü Akit, sözleşme demektir. Kelime burada, hem Kur’an’ın getirdiği iman esaslarını, Allah’ın emir ve yasaklarını, uygulanması gereken kuralları, hem... Devamı..Ey iman edenler! Akitlerin gereğini yerine getiriniz. İhramlı iken avlanmayı helal saymamak üzere aşağıda size okunacaklar dışında kalan hayvanlar, sizin için helâl kılındı. Allah dilediğine hükmeder. Akitlere riayet, hukuk devletinin en önemli hususiyetini teşkil eder. Muasır devletlerde iki önemli vasıf vardır Sosyallik, hukukîlik». Bunlardan b... Devamı..İnananlar, anlaşmalarınızı uygulayın. Size okunacak olanların dışındaki hayvanlar size helal kılındı. Yalnız ihramda iken avlanmayı helal saymamak koşuluyla... ALLAH dilediği hükmü iman edenler! Sözleşmeleri yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartıyla, çeşitli hayvanlar size helal kılındı. Ancak haram oldukları size okunacak olanlar müstesna. Şüphesiz Allah dilediği hükmü o bütün iyman edenler! akıdlerinizi iyfa ediniz, ihrama girdiğinizde avı halâl saymamanız şartiyle size en'am behaiminin âtide okunacak olanlardan maadası halâl kılındı, şüphe yok ki Allah ne isterse hukmederEy iman edenler! Sözlerinizi yerine getirin. Haram kılındığı bildirilenler hariç, avlanma yasağına uymak şartıyla en'am¹ size helal kılındı. Kuşkusuz, Allah, dilediği hükmü 1- Davarlar; deve, sığır, koyun, keçi vb. otçul küçük ve büyük baş hayvanlar. 2- Allah, kulları için en uygun, en iyi, en doğru hükmü verir. ... Devamı..Ey îman edenler, bağlandığınız ahidleri yerine getirin. Siz ihramlı olduğunuz halde avlanmayı halâl saymamak ve size aşağıda okunacak olanlar haaric kalmak şartiyle davarlar ın etleri size halâl edildi. Şübhesiz ki Allah ne dilerse onu îmân edenler! Akidleri verdiğiniz sözleri yerine getirin! Siz ihrâmlı iken avlanmayı helâl saymamak şartıyla, size okunacak bildirilecek olanların dışında kalan sağmal hayvanlar sizin için helâl kılındı. Şübhesiz ki Allah, ne dilerse İman edenler! Antlaşmaları yerine getirin. Size kitapta haram olarak okunan hayvanların haricinde kalanlar ve Mescid-i Haram bölgesinde ihramlı iken avlanma yasağı olanlar dışında diğer bütün hayvanlar helal kılındı. Allah dilediği hükmü inananlar! Sözleşmelerinizi yerine getirin. Davar size helal kılındı. Yalnız ihramlı iken avladıklarınız, bir de Kitap’ ta yazılı olanlar değil. Çünkü Allah nasıl dilerse öyle iman edenler! Bağlandığınız ahitleri [⁵] yerine getirin. İhram [⁶] halinde iken size av avlamak haram olmamakla beraber davarlar helâl kılınmıştır; size okunan âyet başka [⁷]. Allah istediğini hükmeder.[4] Sûre-i Celîle Medinîdir. 120 âyettir.[5] Tekâlif-i İlâhiyeyi, insanlar arasında, yerine getirilmesi vacip olan ahitleri.[6] Hac veya Umre ile. Y... Devamı..Ey inananlar! Sözleşmeleri [ukûd] yerine getiriniz. Size haram olduğu aşağıda bildirilecek olanların dışındaki otobur hayvanların eti [behîmetu’l-en’âm] size helal kılındı¹. Ancak ihramda iken avlanmanız helal değildir. Muhakkak ki Allah dilediği hükmü Bunlar deve, sığır, koyun ve keçi cinsi hayvanlar ile bunlara dâhil edilebilen diğer hayvanlar. Mesela geyik, ceylan, karaca vb av hayvanlarıdır.... Devamı..Ey iman edenler! Sözleşmelere vefa gösterin. İhramlı iken avlanmayı helal saymayanlar olarak sizler için bundan sonraki ayette okunacak olan şeyler dışında kalan ot ile beslenen hayvanlar helâl kılındı. Şüphesiz Allah dilediğine hükmeder.Medine’de nazil olmuştur ve 120 ayettir. “Mâide” sofra demektir. 112 ve 114. ayetlerde, Hz. İsa zamanında, gökten indirilmesi istenen bir sofradan ba... Devamı..Ey iman edenler! Gerek Allah ile, gerek insanlarla ve gerekse bizzat kendinizle yapmış olduğunuz bütün antlaşmaları titizlikle yerine getirin! İşte, Rabb’inize karşı yerine getirmeniz gereken bazı yükümlülükler Aşağıdaki üçüncü ayette size bildirilecek olanlar hariç, etobur olmayan bütün hayvanların eti size helâl kılınmıştır; ancak hac veya umre için ihramda bulunduğunuz sürece, karada avlanmanıza izin hem bu dünyada, hem de âhirette kurtuluşa ulaştıracak olan bu kurallara, —bazen hoşunuza gitmese bile— uymalı, haram ve helâlleri belirleme yetkisinin yalnızca Allah’a ait olduğunu bilmelisiniz. Çünkü Allah, insanların arzu ve heveslerine göre değil, sonsuz ilim ve hikmetine uygun olarak, dilediği şekilde hüküm verirAdını, Hz. İsa’nın gökten bir sofra indirmesi için Allah’a duâ ettiğini anlatan 112 ve 114. ayetlerde geçen ve sofra’ anlamına gelen mâide’ kelimesi... Devamı..Ey iman edenler! Akidler’e bağlı kalın! Ehil Hayvanlar’ın dört ayaklıları size halâl kılındı; ancak ihramlı iken Av’ı halâl saymanız dışında size bildirilecek şeyler hariçtir. Allah, ne isterse hüküm verir / müminler! Sözünüzün eri olun. Aşağıda sayılıp dökülenler dışında kalan tüm sağmal hayvanlar size helâl kılınmıştır. Ancak, ihramda iseniz, helâl olan hayvanları da avlayamazsınız. Allah, isteklerini yasalaştırabilir …Ey iman edenler! Yaptığınız sözleşmelere harfiyen uyun! Sözleşmelerinize aykırı davranmayın! İhramlı iken avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla, haram olduğu bildirilen hayvanlardan başkası size helal kılındı. Şüphesiz Allah haram kılma konusunda istediği hükmü verir. Ancak ihramlı iken avlanmayı helal saymayın! Ey iman edenler! Sözleşmelerin gereğini yerine getirin! [*] İhramlıyken avlanmayı helal saymamak üzere, size [tilavet] edilecekler okunup aktarılacaklar dışında kalan hayvanlar [*] sizin için helal kılındı. Şüphesiz ki Allah dilediği şekilde hükmeder. [*]Benzer mesajlar Enâm 6152; Rad 1320; Nahl 1691; İsrâ 1734; Mü’minûn 238; Meâric 7032.,[Behîmetü’l-En’âm] tamlaması “deve, sığır, koyun, keçi... Devamı..Ey îman edenler! Verdiğiniz sözleri¹ İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartı ile ileride sayılacak olanlar dışında kalan bütün hayvanlar,³ size helâl Şüphesiz Allah, dilediği gibi Ukud Akdin çoğuludur. Akit, “kayıt altına alınmış söz” demektir ki bir şeyi diğerine sağlam surette bağlayan bağ ve düğüme, meselâ ip düğümüne teşb... Devamı..SİZ EY imana ermiş olanlar! Andlaşmalarınıza sadık olun! ¹ [Bundan sonra] belirtilecek olanlar dışında ² ot ile beslenen hayvanlar[ın eti] sizin için helaldir ancak ihramda iken avlanmanıza izin verilmemiştir. Bilin ki Allah, iradesinin gereğini ³ Akd andlaşma terimi, birden fazla tarafı içine alan kesin taahhütleri yahut yükümlülükleri ifade eder. Râğıb’a göre bu ayette atıfta bulunulan an... Devamı..Ey iman edenler, sözleşmelerinizin gereğini yerine Haram oldukları size bildirilecek olanlar dışındaki bütün hayvanlar size helaldir,2 bununla birlikte kara hayvanlarını ihramlı iken avlanmanız size helal Allah, her şey için doğru karar verendir. 1 61/2-3, 17/34, 23/8, 2 6/145, 22/30, 35/95SİZ ey iman edenler! Sözleşmelere sadakat gösterin![⁸⁸⁴] Size belirtilenler dışında, sığır cinsi hayvanlar size helal kılındı; ne ki ihramlıyken avlanmanız helal değildir. Şüphesiz Allah razı olduğu şeyleri emreder.[⁸⁸⁵][884] Bu sözleşmelerin kapsamına, insanın Allah ile akdini temsil eden iman, insanın kendisiyle akdini temsil eden selim fıtrat ve vicdan, insanın yak... Devamı..Ey imân edenler! Sağlam ahidleri yerine getiriniz. Sizin için behime denilen hayvanat helâl kılınmıştır. Ancak size haram oldukları bildirilecek olanlar müstesna ve siz ihrama girmiş bir halde iken avlamayı helâl görmemek şartıyla. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ dilediği ile iman edenler! Bağlandığınız ahitleri yerine getiriniz. Haram kılındığı size bildirilenler dışında, davarların eti size helâl edilmiştir. Şu kadar var ki, ihram halinde iken de av avlamak helâl değildir. Allah dilediği şekilde hükmeder. [5, 3; 2, 27]Davarlar deve, sığır, koyun ve keçidir. Başka hayvanları öldürüp yiyerek beslenen etoburlar ile pençeli kuşların etleri haramdır. İhram Kâbe’ye bell... Devamı..Ey inananlar, akitlerizi yerine getirin. Size okunup açıklanacak olanların dışında kalan hayvanlar sizin için helal kılındı. Yalnız ihramda iken avı helal saymamak şartiyle. Allah, istediği hükmü Mü'minler! 'Akidlere 'ahid ve mîsâk, 'akidler, mukâvelât, ta'ahhüdât gibi vefâ idiniz ri'âyet idüb yerine getiriniz Kitâbda okunanlardan mâ'adâ ve ihrâmda ve yâhud haremde bulundığınız haldeki avdan başka en'âm size helâl kılındı. [*] [³][*] Havâriyyûnun 'Îsâ 'aleyhisselâmdan semâdan bir sofra indirerek kendilerine ziyâfet virmesi fıkrasını muhtevî oldığı cihetle bu sûre "Mâ'ide" ya'ni... Devamı..Ey inanıp güvenenler, Akitlerinizin[1] gereğini yerine getirin. Aşağıda okunacak olanlar dışındaki en’am size helâl serbest kılınmıştır ama ihramlı iken avladığınızı helal görmeyin[2]. Allah istediği hükmü verir.[*] Bakara 2/173- Ey iman edenler, sözleşmelerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışındaki hayvanlar size helaldir. Allah dilediği hükmü iman edenler, akitlerinizi yerine getirin. Haram kılındığı size bildirilenlerin dışındaki hayvanların etleri—ihramda iken avlanmayı helâl saymamak şartıyla—size helâl kılındı. Şüphesiz, Allah dilediği gibi iman edenler! Akitlerin ve ahitlerin icaplarını yerine getirin. Siz ihramlı iken avlanmayı helal saymamak şartıyla ve ileride size okunacaklar müstesna olmak üzere, davar cinsinden hayvanlar size helal kılınmıştır. Kuşkunuz olmasın ki, Allah, iradesi yönünde hüküm anlar kim įmān getürdiler! yirine getürüñ 'ahdlaruñızı ḥelāl olındı size dürt ayaķlusı ılķılaruñ illā ol kim oķınur üzeriñüze ḥelāl eyleyiciler degül iken avı siz iḥram donın geyicilerken. bayıķ Tañrı hükm eyler anı kim īmān getüren kişiler, tamām eyleñüz aḳdleri. Ḥalāl oldı size barça ḥayvānlar, līkin ol oḳunur üstüñüze ḥalāl olmaz size av avlamaḳ siziḥrām geygen[de]. Taḥḳīḳ Tañrı Taālā ḥükm eyler ne ki iman gətirənlər! Əhdlərə sadiq olun. İhramda olarkən ov sizə qadağan edilməklə, aşağıda adları çəkiləcək heyvanlar müstəsna olaraq, qalanları sizə halal edildi. Şübhəsiz ki, Allah istədiyini hökm edər!O ye who believe! Fulfil your undertakings. The beast of cattle is made lawful unto you for food except that which is announced unto you herein, game being unlawful when ye are on pilgrimage. Lo! Allah ordaineth that which pleaseth ye who believe! fulfil all obligations.682 Lawful unto you for food are all four-footed animals, with the exceptions named683 But animals of the chase are forbidden while ye are in the sacred precincts or in pilgrim garb684 for Allah doth command according to His will and plan.685682 This line has been justly admired for its terseness and comprehensiveness. Obligations 'uqud the Arabic word implies so many things that a whol... Devamı.. يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُباً فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يداً طَيِّباً فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ Hata! Lütfen tarayıcınızın ayarlarını kontrol edip daha sonra tekrar deneyin.

maide suresi 6 ayet kelime meali