🐅 Meslek Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz 15 Madde
Meslekseçerken nelere dikkat edeceğimiz konusunda bizi bilinçlendirir. Meslek Seçiminde Rol Oynayan Faktörler İlgi, istek ve yetenekleri Meslek hakkında bilgi düzeyi Ülkenin ekonomik durumu Toplumda mesleğe olan talep Ailenin beklentisi Ailenin sosyo-ekonomik durumu Cinsiyet ve fiziksel özellikler Çevrenin etkisi
GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ! Madde, araba lastiklerinde kullanılamasa da dikkat çekici özllikleri vardır. polis, subay vs.) • Yoğun stresli meslek
Bi Tık Dünya / Tablet Bilgisayar Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz? / 02.02.2019 Meslek Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli? Otonom Araçlar ve Robotlar / Bi
MobilUygulama Geliştirme Teknolojisi Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz? 15.05.2015 12:26 / Bilge Adam PRO Yazılım 2015 yı Yaklaşık 4 Milyar İnternet Kullanıcısı Var
seçerkennelere dikkat etmeliyiz? Program seçiminde acele edilmemeli. geniş bir araştırma yapılmalıdır. Aday programların demoları, kısıtlı kullanım kopyaları temin edilmeli ve incelenmelidir. Çevremizde aynı işi yapan işletmelerde kullanılan programlar incelenmeli, kullanıcılarıyla konuşulmalıdır.
Forexşirketi seçerken nelere dikkat etmeliyiz. Para kazandıran mobil uygulamalar, Forex temel bilgiler Vadeye kalan gün sayısı 15 günden kısa olan
Bizlerde bunun bilincinde böyle bir uygulama geliştirmeye karar verdik. Umarız sizin için iyi bir deneyim olur. -Sizin hangi mesleğe daha fazla eğiliminizin olduğunu testi çözerek görebilirsiniz. -Gelecekteki mesleğinizi merak mı ediyorsunuz o halde testi hemen çözmeye başlayın. -Meslek seçimi ve kariyeriniz için idealdir.
Meslek Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli, Meslek Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz Meslek yaşamı herkesin hayatını doğrudan etkilediğinden seçilecek meslekte çok dikkatli davranılması gerekmektedir. Kişi sevdiği mesleği yaparken hayatın tadına varacağından ve mesleki doyuma ulaşacağından bu seçimin yanlış yapılması insanların hayatını olumsuz etkilemektedir. Peki
15 Kodlama Öğreniyorum • Aşağıdaki resmin kodlamalarını alt bölüme çizip boyayınız. 16 Okuma Meslek seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Yazıcı seçerken dikkat edilmesi gerekenler – Kısayol #59. Her hafta farklı bir konu ile karşınıza çıktığımız teknoloji programımızda bu hafta da doğru yazıcıyı nasıl seçeceğinizi sizlere aktarıyoruz. Ayrıca yine kutu açılışları da sizleri bekliyor. Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan sizleri Hepsiburada YouTube
Düzenli/Kuralcı kişilik yapısında olan kişiler, %25 ile Bankacı, %18 ile Yönetici Asistanı gibi "disiplinin" önemli olduğu mesleklere uygun olurken, bunları %11 ile Avukat, %9 ile
Masa Lambası Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz? Verimli bir çalışma ortamı oluşturabilmek için doğru masa lambası seçimi oldukça önemlidir. Bu nedenle çalışma alanının ihtiyaçlarına hitap eden masa lambası modelleri tercih edilmelidir. Böylece uzun ve yorucu çalışma koşullarını verimli bir şekilde sürdürebilirsiniz.
4CLZ2R4. Bir mesleğe karar verirken;1-Kendinizi tanımalısınızKişilik, her bireyin hayatla mücadele yolunun toplam ifadesidir. “Ben neler yapabilirim?” sorusuna cevap verebilmesi için bireyin kendi kişilik özelliklerini, ilgi alanlarını bilmesinde büyük yarar vardır. Yetenek, eğitildiğimiz takdirde bir işi ne kadar başarabileceğimizin ipuçlarını veren bilgi ve beceri toplamıdır. Kalıtımla gelen öğrenme gücümüz ve çevresel faktörler bunun üst sınırlarını belirler. Meslek seçerken yeteneklerimizi ve kişiliğimizi ön planda tutmalıyız. Unutulmamalıdır ki; meslek, bireyin kendini ve yeteneklerini geliştirme, gerçekleştirme tanımalısınızBireyin kendini tanımasının ardından ilgi duyduğu meslekleri de tanıması gerekir. Bireyin meslekler hakkında araştırmasını;A Meslek mensuplarının yaptığı temel faaliyetler B Mesleğin gerektirdiği nitelikler C Çalışma ortamı D Çalışma koşulları E Çalışanlarda aranılan nitelikler F Mesleğe hazırlanma G İlk işe giriş H Meslekte ilerleme I Kazanç İ İş bulma olanağı ve mesleğin geleceği vb. konularda yoğunlaştırması tanımalısınızÜniversitelerin tanıtıcı broşürlerinden, internet sitelerinden, mezun olmuş kişilerden elde edilecek bilgiler, seçmeyi düşündüğümüz mesleğin eğitimini verecek okulu tanımamızı kolaylaştırır.
Meslek seçimi, insanların hayatlarındaki bir dönüm noktasıdır. Bireyler mesleklerini sahip oldukları becerilerine göre seçmezlerse tercih etmiş oldukları mesleklerde zorluklar yaşayacaklardır. Bu hataya düşmemek için bu yazımızda nelere dikkat etmemiz gerektiğinden bahsedeceğim. Nelere Dikkat Etmeliyiz? Meslek seçecek olan kişi kendini iyi tanımalı ve yeteneklerine göre meslek seçimi yapmalıdır. Kişi kendisinin ilgi alanına göre meslek seçimi yapmalıdır. Mesleğin iş bulma imkanlarına ve gelirine dikkat edilmelidir. Aile baskısında kalınmamalı ve kişi hayatı boyunca sıkılmayacağı meslek seçimi yapmaya özen göstermelidir. Kişi seçmek istediği meslek hakkında araştırma yapmalı ve seçmek istediği mesleğin avantajlı ve dezavantajlı yönlerini öğrenmesi gerekmektedir. Kişi seçmiş olduğu mesleğin, gelecekte de geçerli olacağından emin olmalıdır. "Yazgıların en güzeli, bir insanın sahip olabileceği en büyük hazine, tutkusuyla yaptığı bir iş için ona para ödeniyor olmasıdır." Abraham Maslow Yazar
Sağlıklı bir meslek kararı verebilmenin diğer bir koşulu seçenekler konusunda bilgi sahibi olmaktır. Oysa gençlerin eğitim ve meslek seçenekleri hakkında bilgilerinin yetersiz ve çok kere de yanlış olduğu gözlenmektedir. Gözlemler ve araştırmalar üniversiteye gelen öğrencilerin ilk aylarda yarıdan fazlasının bulundukları bölümden memnun olmadıklarını göstermektedir. Bunların bir kısmı, hakkında bilgi sahibi olmadıkları bölümleri tercih etmek zorunda kaldıklarını, bir kısmı ise isteyerek geldikleri bölümde aradıklarını bulamadıklarını ifade etmekte ve bir sonraki yıl alan değiştirme planları yapmaktadırlar. Neyse ki bunların önemli bir bölümü yıl sonuna doğru bulundukları alanın kendilerine uygun olduğunu fark edip ona bağlanmaya başlamaktadırlar. Eğitim sistemimiz öğrencilerin çoğunu ilköğretimin sonunda bir meslek eğitimi seçmeye bir kısmını ise bir yıl sonra alan seçmeye zorlamaktadır. Bu yaştaki seçimlerin çoğu ana babaların yönlendirmesi ile gerçekleşmektedir. Onların da bir çok seçenekten habersiz olarak bu işlemi yürüttükleri gözlenmektedir. Oysa gençlerin, geleceklerini yakından ilgilendiren bir konuda karar vermeden önce, kendilerine açık olanakları araştırmaya girişmeleri, eğitim ve meslek seçenekleri hakkında bilgi edinme çabası göstermeleri gerekir. Gençlerin böyle bir girişimde bulunmalarını engelleyen bazı psikolojik ve toplumsal nedenler vardır. Bunları şöyle özetleyebiliriz Gencin çevresi çok dar, bilgi edinme olanakları çok kısıtlı olabilir. Bu durum özellikle kırsal kesimde yetişen gençler için geçerlidir. Bu çevrelerde polislik, öğretmenlik, hemşirelik dışındaki meslekler için uygun örnekler de olmadığından gençlerin seçenekleri bu ve benzeri birkaç meslek alanı ile sınırlı kalabilmektedir. Bilgi kaynaklarından haberli olamama ya da onlara ulaşma zorluğu yüzünden insanlar yetersiz bilgi ile karar verme durumunda kalmaktadırlar. Bilgi edinmeyi engelleyen diğer bir neden kişinin korkularıdır. Seçeneklerin çokluğu kendine güvensiz kişiyi şaşkına çevirebilmekte, kafasını karıştırabilmektedir. Böyle bir kişi değişik durumlara uyum yapabilmek için esnek düşünebilme gücünden yoksundur. Yeni bir seçenek daha önce verilmiş bir karardan vazgeçmeyi gerektirebilir. Bu da yeni bir belirsizlik durumu demektir. Oysa güvensiz kişiler ancak net ve kesin durumlarda rahat edebilirler. Böyle bir kişilik yapısına sahip bireyler ne kendilerine ne de olanaklara ilişkin gerçekleri aramaya girişirler. Kendine güvenen kişiler ise araştırmanın getireceği yeni bilgilerin gelişimlerine olumlu katkıları olacağına inanır ve bu yolda girişimlerde bulunurlar. Bunların en önemlisini, yukarıda da değinildiği gibi, kendini tanıma konusunda gösterilen çabalar oluşturur. Kendini tanıyan, olanaklarının sınırlarını ve gerçek isteğinin ne olduğunu bilen bir genç, önündeki seçenekleri bu ölçütler açısından değerlendirir, hatta başka seçenekler olup olmadığını araştırır. Buna karşılık, kendine ilişkin bazı gerçeklerle yüz yüze gelmekten kaçınan, kendinde çok üstün. nitelikler gördüğü için üst düzey hedeflere yönelen kişi ise, kurduğu hayali düzenin bozulacağı korkusu ile, değişik seçenekleri araştırmaktan kaçınır, önerilen seçenekleri de mantık dışı bahanelerle reddeder. Şu halde diyebiliriz ki, kendini araştırma ile seçenekleri araştırma eğilimi, kişinin doğası ile barışık olmasından kaynaklanan, yeni uyarıcılara açık olma eğiliminin görünümüdür. Kendini ve meslekleri tanımak için neler yapmalı? İnsanın yaradılışını, gerçek özelliklerini tanıması, kendini doğru değerlendirmesi kolay gerçekleştirilecek bir hedef değildir. Bu özellikle deneyimi az ve kendini kanıtlama çabasında olan gençler için daha da zordur. İnsanların kendilerini tanımalarını engelleyen en önemli etmen başkaları tarafından beğenilme, kabul görme arzusudur. Kendini başkalarının ölçütlerine göre değerlendiren kişi büyük olasılıkla kendi gerçeğinden uzaklaşacak, kendi özüne uymayan bir öz kavramı geliştirecektir. Doğru ve gerçekçi bir öz kavramı geliştirmenin ön koşulu çevrenin beklentilerine ve değerlendirmelerine aşırı derecede duyarlı olmamaktır. İçsel özgürlüğünü geliştirmiş kişi kendini inceleyerek doğasını tanıyabilir. Doğasını tanımak isteyen kişinin yapacağı iş değişik ortamlarda neler yaşadığını, çeşitli durumlar ve olaylar karşısında neler hissettiğini sık sık gözden geçirmek ve bu yaşantılarının adını koymaktır. Başkalarının önem verdiği özelliklerine sahip olduğuna kendini inandırmaya çalışan, başkalarının önem vermediği özelliklerini bastırmaya çalışan kişi, doğasına yabancılaşmaya ve gizilgüçlerini kullanamamaktan ileri gelen bir uyumsuzluk yaşamaya adaydır. ÖSYM adayların kendilerini tanımaları, yükseköğretim programları hakkında bilgi edinmeleri için bazı ölçme araçları ve yayınlar hazırlatmıştır. Bunlardan Kendini Değerlendirme Envanteri on üç, BİLDEMER Bilgisayar Destekli Meslek Rehberliği programı altı yıldır, ve “Üniversiteler, Yükseköğretim Programları ve Meslekler Rehberi” adlı kaynak kitap on beş yıldır okullarda ve dershanelerde kullanılmaktadır. Programları ve meslekleri tanıtan kaynak kitaptaki bilgiler internet sayfalarımıza aktarılmıştır. Kendini ve çevresindeki olanakları tanımaya yatkın bir kişi bu kaynaklara erişmekte zorluk çekmeyecektir. Karar Verme Belli bir seçeneğe yönelme Meslek gelişiminin bu aşamasında yapılacak iş, yukarıda açıklanan iki alanda edinilen bilgilerin birlikte değerlendirilmesi, istenilir yönleri en fazla, istenmeyen yönleri en az ve erişme olasılığı yüksek seçeneğin bulunmasıdır. Karar verme süreci, yukarıda açıklanan iki gelişim görevinin başarı ile tamamlanması halinde başarı ile gerçekleştirilen zevkli bir işlem olabilir. Kendisi ve çevresi hakkında bilgisi yetersiz, iddiaları yüksek, aşırı kaygılı, sorumluluğunun bilincine erememiş kişilerin bu aşamada farklı davranışlar sergiledikleri görülmektedir. Örneğin kendine güvensiz kişiler, başkalarının aile büyükleri, arkadaşlar vb. daha iyi bilecekleri düşüncesi ile, kararı başkalarına bırakmakta ya da başkalarının kararlarını benimseyip uygulamaktadırlar. Aşırı kaygılı kişilerin tepkisi iki türlü olmaktadır. Bunlar ya hemen kararı kesinleştirmek için acele etmekte, ya da seçenekleri en ince ayrıntısı ile inceleme, başka seçenekler arama, çabalarını bir türlü sona erdirememekte ve kararlarını kesinleştirememektedirler. Sorumsuz kişiler de kararı en son güne bırakmaktadırlar ama geçen süre zarfında karar verme konusunu düşünmemeyi tercih etmektedirler. Karar verirken bazı insanlar sezgilerine, bazıları mantıklarına bazıları ise başkalarına güvenmektedirler. Karar verme konusunda sorunlu bir grup daha vardır ki, bunlar kronik kararsızlardır. Bu kimseler hiçbir seçeneği kendilerine uygun bulmamakta; karar verme zorunda kaldıklarında hiç bir seçeneğe uzun süre bağlanamamakta, sık sık karar değiştirmektedirler. Sonuçta hangi seçeneği benimserlerse benimsesinler gözleri daima başka seçeneklerde kalmaktadır. Meslek Seçimi konusunda verilecek karar, dayanağını kişinin özünden almalıdır. Kişilik gelişimleri sağlıklı olan, özlerini tanıyan ve onu gerçekleştirme çabasında olan kimseler gerek kendileri gerekse çevre olanaklarına ilişkin doğru, ayrıntılı ve gerçekçi bilgilere sahip olduklarından, doğru karar vermekte güçlük çekmemektedirler. Çünkü kendi ile barışık kişilerin karar verme sürecinde, kendilerine ve seçeneklere ilişkin gerçekleri çarpıtma, bazılarını yok sayma gibi, bilinçli ya da bilinçdışı etmenlerin yeri yoktur. Aşağıda biri kendini ve çevresindeki olanakları özgürce araştıran, diğeri ailesinin istekleri doğrultusunda davranan, bir diğeri ise kendi sınırlarını bilmeyen ve program seçme işlemini ciddiye almayan üç gencin meslek gelişimi öyküsü örnek olarak verilmiştir Örnek-1 “Genellikle başarılı bir öğrenci sayılırım. Bunu kısmen düzenli çalışmama borçluyum diyebilirim. İlköğretim döneminde takdirler, teşekkürler aldımsa da Anadolu liseleri sınavını kazanamadım. Puanım az farkla yeterli olamadı. Lisede fen derslerim iyi sayılırdı. Yani kırık not almamıştım. Matematikte komşumuzun oğlundan ders almak suretiyle geçer not alıyordum. Fizik ve kimyada da durumum pek farklı değildi ; öğretmenin öğrettiklerini evde düzenli tekrarlamak suretiyle öğrenebiliyordum ama farklı bir problem sorulduğunda bocalıyordum. Onun için bu derslerde geçer not aldığım zaman mutlu oluyordum. Biyolojide durumum çok daha iyi idi. Hatta bu alana özel ilgim bile var diyebilirim. Kır gezilerinde çevredeki hayvan ve bitkileri fark eder onlardan örnekler toplarım. Bu şekilde bir kelebek koleksiyonu da yaptım. Akvaryumumda çeşitli balıklarım ve bir de kuşum vardı. Öğretmenime biyoloji laboratuarının düzenlenmesine yardım ettiğimde bu işten çok hoşlandığımı fark etmiştim. İnsanların ruh durumlarını, belli olaylar karşısında neler hissettiklerini incelemek ve sorunlarını dinleyip yardımcı olmak da bence çok ilginç bir uğraşı olarak görünüyordu. Boş zamanlarımda psikoloji ile ilgili hikaye ve romanlar okumaya çalışıyordum. Gelecekteki mesleğim aile içinde tartışıldığında herkes bir meslek öneriyordu. Babam eczacı, annem doktor, dayım ise inşaat mühendisi olmamı önermişti. Arkadaşlarım da mühendisliği düşünüyorlardı. Ben önerilen tüm meslekleri tanıtıcı yayınları okudum. En başarılı olduğum ve ilgi duyduğum alan biyoloji olduğu için onunla ilgili yayınları özellikle inceledim. Bu arada biyoloji ile ilgili meslek olarak fizik antropolojiyi tanıdım. Ancak tercih listeme önce veterinerlik, sona doğru da biyoloji programlarını yazdım. İyi bir veteriner olabilirsem evcil hayvan kliniği açmayı veya evcil hayvan yetiştirip satmayı düşünüyordum. Bu iyi kazanç getirecek bir iş olarak görünüyordu bana. Biyoloji alanına girersem de hedefim aynı olacaktı. Sonunda bir biyoloji programına yerleşebildim. Biyoloji bölümünü iyi bir derece ile bitirdim Şimdi yüksek lisans eğitimi görüyorum ve bir yandan da bir hayvan hastanesinde yardımcı eleman olarak çalışıyorum. Bir biyoloji bölümüne araştırma görevlisi olarak girebilir ya da biyoloji öğretmeni olabilirim Ama gelecekte kuş, köpek, kedi gibi evcil hayvan yetiştiren bir yer açmak idealimden vazgeçmiş değilim.” Bu genç geçirdiği yaşantıları değerlendirerek neleri yapıp neleri yapamadığı, hangi etkinliklerden hoşlandığı konusunda açık bir fikre sahip olmuş, kendisini oldukça net bir biçimde ve uygun sözcüklerle ifade edecek kadar berrak bir benlik algısına erişmiş görünmektedir. Kişi aynı güvenle meslekleri de incelemiş ve kendine uygun bir alan belirlemiştir. Aile bireylerinin önerilerini, arkadaşlarının telkinlerini dikkate almış ama onlardan birine bağımlı kalmamış, öz yapısına saygılı davranarak, özünü gerçekleştirebileceği kariyer planı yapmıştır. Örnek- 2 “Ben tıp doktoru bir baba ile iktisatçı bir annenin ikinci çocuğuyum. İlk çocukları özürlü olduğu için annem babam benim doktor olmamı istiyorlardı. Her halde ağabeyimin sorunları ile bu şekilde daha iyi ilgilenebileceğini düşünüyorlardı. Ben okulda oldukça başarılı bir öğrenci idim. Hemen her dersten ortalamanın üzerinde not alıyordum ama en güçlü yeteneğim sanat alanında idi. Sekizinci sınıfta iken resim yarışmasında dünya birincisi olmuştum. Ama babam vaktimi resimle geçirmemem için bana gerekli resim malzemeleri almıyor, beni resimle uğraşırken gördükçe fen derslerine çalışmamın daha iyi olacağını söylüyordu. Lisede resim çalışmalarımı tamamen bırakıp bütün enerjimi fen alanındaki derslere verdim. Bir çok arkadaşım gibi ben de bir dershaneye devam ettim . Sınava ilk girdiğim yıl bir tıp fakültesine girememiştim. İkinci yıl tercih listeme, daha düşük puanla öğrenci alan programları da yazdığım için bunlardan birine yerleştim. Çalışkan ve disiplinli olduğum için fakülteyi zamanında bitirdim. Bir süre pratisyen hekim olarak çalıştım. Estetik cerrah olmak istiyordum. Ama iki kere girdiğim Tıpta Uzmanlık Sınavında başarılı olamayınca daha düşük puanla girilebilen başka uzmanlık seçeneklerini yazarak sınava üç kere daha girdim. Bu sınavlarda da başarılı olamayınca uzmanlık eğitimi görme umudumu yitirdim. Bu arada resim çalışmalarıma tekrar yönelmiştim. Açtığım bir sergi epey ilgi gördü ama resim yaparak hayatımı kazanmak bana biraz olanaksız görünüyordu. O sırada hoş bir tesadüf oldu. Sergiyi gezen bir tıp yayınları editörü bana yayıncılık alanında çalışmayı teklif etti. Ben şimdi tıp alanındaki kitap ve dergilerin resimlerini çizmekte, internet sayfalarının grafik düzenlemelerini yapmaktayım ve yaptığım işi çok seviyorum” Bu genç de sonunda özüne uygun bir mesleki ortam bulabilmiştir. Tıp eğitimi şu andaki işinin kalitesine önemli katkı sağlamaktadır kuşkusuz. Ama uzun, zahmetli ve masraflı bir eğitim olan tıp eğitimi, ekmeğini çizimle kazanmak isteyen bu genç için zorunlu muydu? Onun yerine hekimlik mesleğine bağlanabilecek başka bir genç yerleştirilmiş olsaydı daha iyi olmaz mıydı? Yükseköğretime Başvuracak Gençlere Öneriler Yükseköğretimde program tercihlerini belirleme aşamasında olan bir gencin şu hususları göz önünde bulundurması yararlı olur Önce kendini dinlemeli, geçmişte ne gibi işleri yaparken, ne gibi ortamlarda bulunurken mutlu olduğunu, ne zaman gerginlik ve sıkıntı duyduğunu hatırlamaya çalışmalıdır. Böyle bir içe bakış yöntemi kişiye hangi konuları kolay öğrendiği, hangi alanlarda çalışmakla mutlu olduğu hakkında bir fikir verir. İlgilerine uygun alanda çalışan insanlar çalışmayı bir angarya değil bir zevk olarak yaşarlar. Meslekler, eğitim programları ve çalışma yaşamı hakkında bilgi verici kaynaklara ulaşmaya, onları dikkatle izleyip değerlendirmeye çalışmalı, girmeyi düşündüğü bölümlerde verilen eğitim hakkında bilgilenmek için mümkünse oralarda okuyan gençlerle konuşmalı, o alanlardaki eğitimin kendisine sağlayacağı yararlarla kendisinden beklenenleri karşılaştırmalı, bu araştırmayı çok yönlü olarak yapmalı, birkaç kaynağa takılıp kalmamalı, başkalarından duyduklarının doğruluğunu resmi kaynaklara başvurarak sınamalıdır. ÖSYM Kılavuzunu bizzat kendisi okumalı, anlamadığı yerleri öğretmenlerine sormalıdır. Kılavuz, aday ile ÖSYM arasındaki anlaşma metni, kontrat sayılır. Kişi bu dokümanın kendisi ile ilgili bölümlerinin okunmasını başkalarına bırakmamalı, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemelidir. ÖSYM, adayları programlara yerleştirme işlemini bitirdikten sonra bazı programların kontenjanlarının dolmadığını görerek ek yerleştirme işlemi yapmaktadır. Bu da ya öğrencilerin yeterince bilgi sahibi olmamalarından ya da önyargılı olmalarından dolayı ilk tercih listelerinde bu programlara yer vermediklerini göstermektedir. Oysa bu programlar bir çok öğrenci için uygun olabilir Sevgili üniversite adayları ÖSYM Tercih Bildirim Formunuzu doldurduktan sonra siz imzalayacaksınız. Bu demektir ki tercihlerinizin yapınıza uygunluğundan siz sorumlu olacaksınız. Bu sorumluluğu ne derece bilinçli olarak yerine getirirseniz gelecekte o derece halinden hoşnut bir kişi olabilirsiniz. Meslek yaşamınızı mutlu ve yararlı olabileceğiniz çalışma alanlarında sürdürebilmeniz dileği ile… Prof. Kuzgun
Üniversite sınav sonucu 27 Temmuz günü açıklandı. TYT sınavında adayın, AYT sınavında adayın ve YDT sınavında adayın sınavı geçerli sayıldı. Bu yıl, devlet üniversitelerinde kontenjan, vakıf üniversitelerinde kontenjan ve Kıbrıs üniversitelerinde kontenjan olmak üzere toplam kontenjan ayrıldı. Adaylar, üniversite tercihlerini 6-14 Ağustos tarihleri arasında yapacaklar. Okulların rehber öğretmenleri EBA üzerinden online olarak adaylara meslek ve tercih danışmanlığı yapacaklar. Bir insanın hayatında önemli dönüm noktaları vardır. Üniversite tercihleri de bu dönüm noktalarından biridir. Üniversite tercihi, bir meslek seçimi tercihidir. İleride ne olmak istediğimiz, hayattan beklentilerimiz, kişisel özelliklerimiz, dünyayı algılayış biçimimiz meslek seçimine etki eder. Meslek, hayat boyu bireyin uğraşısıdır. Kişiliğini geliştirdiği, hayata tutunduğu, dünya ile ilişki içinde olduğu bir süreçtir. Onunla yaşanacak ve onunla yol arkadaşlığı yapılacak. Doğru meslek seçimi insanı hayat boyu mutlu eder. Potansiyelini doğru ve etkili bir şekilde kullanarak üretken bir birey olur. Üreten insan mutlu insandır. Meslek, profesyonel bir uğraş alanıdır. Beceri gerektiren, ücret karşılığında yapılan, kuralları ve ilkeleri belirlenmiş bir uğraş alanıdır. Meslek, para karşılığında yapılır, ancak para kazanmak için yapılmaz. Meslek, insanı zengin etmez. Bir insan para kazanmak ve zengin olmak için mesleğini yürüyorsa, bilin ki, o kişi mesleğini yürütmüyor. Gençlere söyleyeceğim şudur ki; para kazanmak ve zengin olmak için meslek seçmeyin. Mutlu olmak, var olmak ve gelişmek için meslek seçin. Para kazanan ve zengin olan insanlara elbette saygım var, bu insanlarda bu ülkenin insanına iş istihdamı yaratıyorlar. Örneğin, bir inşaat mühendisi, kurduğu inşaat şirketiyle ev yapıp satıyorsa o artık inşaat mühendisliği mesleğini icra etmiyor, müteahhitlik yapıyor. Bir öğretmen, girişimciliği ve yaratıcılığıyla özel okul açmışsa, kurucu olarak okulun başında ise, o kişi artık öğretmenlik yapmıyor, özel okul kurucusu, eğitim kurumu işletmecisi veya eğitim sektörü girişimcisidir. Meslek, bir insanın normal standartlarda yaşamını sürdürecek, temel ihtiyaçları temin edecek düzeyde maddi gelir imkanı sunar. Mesleğin kazancıyla insan; tutumlu ve planlı harcama ile ev ve araba alabilir, çocuklarını okutabilir… Meslek, doğuştan getirdiğimiz yeteneklerimizi, kendimizi gerçekleştirme yolunda olduğumuz çabamızı, hayatta var oluşumuzu ve mutlu olmamızı sağlayan önemli bir uğraş alanıdır. Meslek seçerken meslek özelliklerine dikkat etmek gerekir. Birey, mesleğin kriterleriyle, uyumlu ve anlamlı bir ilişki geliştirmelidir. Bir meslek seçerken nelere dikkat etmemiz gerekir? Nasıl seçmeliyiz? Meslek ve birey arasındaki ortak noktalar neler olmalıdır? Meslek Seçimi Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyiz? 1. İlgi ve Yetenekler Yetenek; Bir işi anlama, kavrama ve yapabilme becerisidir. zihinsel, sosyal ve fiziksel alanda kendini gösterir. Bireyler, doğuştan getirdiği ve uygun şartlarda gelişip ortaya çıkan yeteneklerini çok iyi tanımalı. İlgiler ise, bireyin bir işe veya bir duruma karşı hoşnutluğudur. Yani o iş ve durumdan hoşlanıp hoşlanmadığı, o işe ve duruma ne kadar içselleştirdiğidir. Bir insanın bir işe karşı beğen duygusu, bir ilgidir. Bir insan bir şeyi beğeniyorsa, o işe karşı ilgisi vardır demektir. Bireyler, ilgi ve yeteneklerine göre meslek seçiminin gerektirdiği, bölüm ve programlara yönelmelidir. Üniversite sınavında testlerden gösterdiği başarı, yetenekleri konusundan önemli bir kriterdir. Yeteneklerin tanınması ve fark edilmesinde; adayın eğitim sürecindeki derslerdeki başarısı, üniversite tercihinde önemli bir kriterdir. Örneğin; matematik derslerinde çok başarılı olan bir öğrenci, muhtemelen mühendislik, tıp ve sayısal işlem gerektiren öğretmenlik programları bu aday için uygun olabilir. Edebiyat ve sosyal derslerinde başarılı olan bir aday, Fen-Edebiyat fakültelerinin sosyal alanda eğitim veren programlarına ve sosyal alan öğretmenlik programlarına tercih etmeleri önerilir. Eğer aday hem sayısal alanda, hem de sosyal alanda başarılı ise, bu aday her iki alanda tercih yapabilir. Her iki alanda başarılı olan adaylar, bu durumda mesleklere olan ilgi düzeyleri belirleyici olabilir. 2. Mesleğin Gerektirdiği Beceriler Her mesleğin özellikleri vardır. Bireyden beklentileri vardır. Bireyden ne tür beceriler istiyor? Nasıl bir kişilik özellikleri istiyor? Nasıl bir birey tipi istiyor? Adaylar bu soruların cevaplarını arayıp bulmalıdırlar. Mesleğin gerektirdiği zihinsel, sosyal ve duygusal beceriler iyi tanınmalıdır. Bu mesleğin istedikleri bende ne kadar var? Ne kadarını geliştirebilirim? Bu meslekle ne kadar uyuşabilirim? Mesleğin çalışma şartları iyi bilinmeli. Örneğin, açık hava veya kapalı alan mesleği mi? Mesleği yürütürken rahatsız eden kokular var mı? Mesleğin çalışma saatleri bilinmeli. El-kol becerilerim bu mesleğe yapmama uygun mu? Örneğin, el becerisi çok gelişmemiş olan bir birey, Diş Hekimliğinde başarılı olabilir mi? İnsana yardım meslekleri olarak gördüğümüz, psikologlar, psikolojik danışmalar, öğretmenler insanlarla empati kurabilme, yardım edebilme, diğer insanların gözünden dünyaya bakabilme becerisine sahip olmaları gerekir. 3. Mesleğin Geleceği ve İş İmkanı Her mesleğin bir kullanım süresi vardır. Kimi meslekler insanlık tarihi var oldukça yaşamını sürdürmekte, kimi meslekler bir insan ömrü kadar ömrü olmuş. Meslekte ilerleme ve kariyer yapma imkanı araştırılmalıdır. Mesleğin ileriki dönemlerde değerini koruyup korumayacağı, varlığını sürdürüp sürdürmeyeceğine iyi bakılmalıdır. Bir mesleğin yaşamını sürdürebilmesi için, toplum tarafından ihtiyaç duyulması gerekir. Ne kadar ihtiyaç duyuluyorsa o kadar iş imkanı vardır demektir. Az ihtiyaç duyulan meslekler, daha az iş imkanı demektir. Mesleğin ücret getirisi ne kadar? Maddi imkanları ne kadar? Mesleğin gerektirdiği beceri ile meslek insanına sunduğu maddi imkan arasında dengeli bir ilişki var mı? Bu soruların cevabı meslek seçiminde bize yol gösterici olacaktır. 4. Ailenin Beklentisi Meslek seçiminde bireyin kişisel özellikleri, mesleğin gerektirdiği beceriler ve iş imkanının yanında ailenin beklentisi mesleki karar tercihinde önemli bir etken olabilir. Ailenin beklentisi ve ailenin birey ile olan güçlü bağları meslek seçiminde etki edebiliyor. Örneğin, ailenin tek çocuğu ve güçlü bir aile bağları olan bir birey, tercihini aile yakınında ve aileden destek görebileceği bir mesleğe yönelebiliyor. Örneğin, baba inşaat mühendisi ve bir inşaat şirketi var. Bu ailenin çocuğu baba mesleğini sürdürmek ve eğitim sonrası hazır bir işin başına geçme düşüncesinden dolayı inşaat mühendisliği veya mimarlık bölümlerini tercih edebilir. Aileden ayrı kalmak istemeyen ve ailesiyle yaşamaktan mutlu olan bir birey, ailesinin bulunduğu şehirde iş bulacak ve kendisinin de tercih edebileceği bir meslek tercihinde bulunabilir. 5. Mesleğin Yapıldığı Yerler Mesleğin devlet, özel sektör ve kendi işini kurma şeklinde çalışma alanlarının olması meslek seçiminde önemli bir etkendir. Bazı meslekler devlet, özel sektör ve kendi işimiz olarak sürdürülebilirken, bazı meslekler ya devlet ağırlıklı, ya özel sektör ağırlık ya da kendi işimiz olarak sürdürülmekte. Garanti maddi getiri ve belirlenmiş çalışma şartları isteyen bir kişi daha çok kamu sektöründe iş imkanı olan mesleklere yönelebilir. Girişken, yaratıcı ve inovatif özellikleri olan bir birey, daha çok özel sektör ve kendi işini kurabileceği bir meslek tercihinde bulunması beklenebilir. Birey, mesleğin icra edildiği sektörlere göre de meslek tercihinde bulunabilir. Hiç devlet sektöründe çalışma beklentisi olmayan birinin Kamu Yönetimi bölümü seçmesi makul bir seçim değildir. 6. Yurtdışı İmkanları Mesleğin yurt içinde sürdürülebilirliği ile yurt dışı imkanları çok iyi araştırılmalı. Mesleğini yurt içinde sürdürecek bir kişinin, mesleğin yurtdışında karşılığı olup olmadığına bakmaz. Kişinin yurtdışı hayali ve beklentisi varsa, yurtdışında mesleği sürdürebilme imkanları olan meslek tercihine yönelmesi daha makul görülebilir. Kamu Yönetimi bölümü tercihinden bulunan bir kişinin, yurtdışında çalışma şartları daha kısıtlı, hatta yok gibidir. Ancak, Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi, Deniz ve Liman İşletmeciliği Yönetimi, Endüstri Mühendisliği, Tıp, Bilgisayar Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Enerji Mühendisliği gibi bölümler yurtdışında iş imkanı olan meslekler olarak sayabiliriz. 7. Meslek-İnsan İlişkisi Hayata bakışımız, değer yargılarımız, inançlarımız, felsefi düşüncemiz meslek seçiminde etki eden çok önemli etkenlerdir. Aslında meslek seçimi demek, o meslekle psikolojik sözleşme yapmak demektir. Nasıl ki, insanlar mal alıp satarken basit bir kural sözleşmesi yapıyorsa, meslek seçiminde, meslekle bir sözleşme yaparak işe ve mesleğe başlıyoruz. Yani, mesleğin gerektirdiği çalışma şartlar ile mesleğin kişiden beklentilerine karşı, kabul duygusu ne kadar yüksek ise, o düzeyde mesleki psikolojik sözleşmeye bağlı kalmış oluyoruz. Meslekleri, insan ilişkileri bakımından iki gruba ayırabiliriz. Birincisi doğrudan insan ilişkileri gerektiren “insan mesleği”, ikincisi insan ilişkileri gerektirmeyen “insan dışı meslekler”. Öğretmenlik, avukatlık, doktorluk, hemşirelik birer insan mesleğidir. İnsan meslekleri doğrudan insanlarla iletişim halinde, işini insan üzerinden yürüten meslek gruplarıdır. İnsanla yüz yüze olan mesleklerdir. Bu meslekler etkili insan ilişkileri ve iletişim becerileri gerektirir. İnsana yardım becerisi gerektirir. Empatik beceri gerektirir. İkincisi, insan dışı meslekler ise, mühendislik ve mimarlık meslekleri Endüstri mühendisliği kısmen insan mesleği insanla doğrudan ve yüz yüze iletişim halinde olan meslekler değil. Mühendis, çizimini yaparken insan üzerinden mesleğini icra etmiyor. 8. Mesleğin Toplumsal Statüsü Her mesleğin toplumda bir karşılığı ve saygınlığı vardır. Bir mesleğin toplumsal statüsü ve toplumdaki algısı mesleğe olan ilgiyi artırır. Toplumdaki saygınlık düzeyi, meslek seçiminde etki eden önemli bir faktördür. Maddi getirisi daha iyi olan meslek mi, yoksa toplumsal statüsü olan meslek mi tercih edilmelidir? Örneğin bilgisayar mühendisi olursunuz, maddi getirisi yüksek olabilir. Devlette doktor olarak çalışan biri bilgisayar mühendisinden az kazanır, ancak toplumda doktorluk mesleğinin statüsü daha yüksektir. Doktor, toplum tarafından daha fazla ilgi görür. Mesleğin statüsü bizim meslek seçmemizde etki eder mi? Toplum tarafından beğenilmek, önemli görülmek insanı mutlu eder. Bu da meslek seçimine etki eder. Toplumun mesleğe olan bakışı ve algısı, meslek seçiminde önemli bir kriterdir. 9. Meslek ve mutluluk ilişkisi İnsan hayatta mutlu olmak ister. Duygularını engelsiz yaşamak ister. Aklı ve ruhuyla birlikte varoluşunu yaşar. Meslek, insana mutluluk vermeli. Hayatını anlamlı kılmalı. İnsan, mesleğe değer katabilmeli, meslekte o insanı mutlu edebilmeli. İnsan meslek seçerken, zorlanmayacağı, üstesinden gelebileceği, üretebileceği bir meslek seçmelidir. Mesleği yürütürken topluma yararlı olmalı, etrafına katkı sağlamalı. İnsan mutlu olabileceği mesleği seçmeli. Mesleğini keyif içinde, sevgi ve aşk ile yapmalı. Üniversite tercih döneminde gelecekte mutlu olabilecek meslek seçmenizi dilerim. Tüm adaylara, anne-babalara sevgi ve saygılarımla…
Meslek seçerken nelere dikkat etmeliyiz kısaca, meslek seçerken nelere dikkat edilmeli konusunda sizlere bilgi vereceğiz. * Meslek seçecek olan kişi öncelikle kendisini tanımalıdır. * Meslek seçmeden önce kişi, yeteneklerini ve ilgi duyduğu alanları bilmelidir. * Meslek seçilmeden önce meslekler hakkında genel bir bilgi edinilmelidir. * Meslek seçilmeden önce seçilmesi düşünülen mesleğin gerektirdiği ilgi ve yetenekler konusunda bilgi sahibi olunmalıdır. * Meslek seçiminden önce düşünülen mesleğin ihtiyacı olduğu kişilik özellikleri tespit edilmelidir. * Mesleğin çalışma ortamı konusunda bilgi edinilmeli ve mesleği seçecek olan kişinin ileride bu çalışma ortamında mutlu olup olmayacağı düşünülmelidir. * Meslek seçilmeden önce seçilmesi düşünülen mesleğin avantajları ve dezavantajları konusunda bilgi sahibi olunmalıdır. * Meslek seçilmeden önce tercih edilecek olan meslek hakkında gelecekteki hak ve imkanlar konusunda kısa bir araştırma yapılmalıdır. * Seçilecek olan meslek hakkındaki iş sahaları araştırılmalıdır. Meslek Seçerken Nelere Dikkat Ederiz, Meslek Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz Vikipedi Konulu Yazımız Hakkındaki Yorumlarınızı Aşağıdaki Yorum Kısmından Hemen Bize Yazın.
meslek seçerken nelere dikkat etmeliyiz 15 madde