🌖 500 Yıldır Kuran Okunan Yer
24YIL KESİNTİSİZ YASAK. Türkiye'de Kur'an öğrenimi, resmi olarak 24 yıl boyunca yasaklandı. Yasak, 3 Mart 1924 tarihinde 430 numaralı
BaşkentDoğalgaz Gereksiz Şofben Değişimi. Başkent gaz,4 yıl önce her türlü projesi onayı ile yapılan, hiçbir sorunu olmayan paslanmaz çelik bacalı, mevzuata uygun şofbeni, hermetik olanı ile yeniden proje onay v. S alarak değiştirmemizi istiyor. Bu nasıl bir eşkiyalıktır. Vatandaşı bu şirketlerden koruyacak kanun
Vebuna benzer daha bircok yedinci yuzyila ait (yanlis) bilgiler icerir "en mukemmel" kitab Kur'an. normal hayatda insanlar gunes batti derler ama Kuran dusmanlari bunu Kuranda okur ise aaa ama nasil oluyor Gunes batamaz ki derler, yani Gunes batmak ile neyi kast edildigini aciklamis. Gunesin battigi ve Dogdugu yer ile ise DOGU VE BATI kast edilir.
INGTürkiye Yönetim Üyesi ve Denetim Komitesi Başkanı Semra Kuran ile röportajımızda çok daha fazlası var. Türkiye'de yönetim kurullarındaki kadın oranını yalnızca yüzde 13.8 iken ING'deki bu oranın yüzde 40 seviyesinde olduğuna dikkat çekip, Semra Kuran'ın bu başarıyı yakalamış güçlü iş kadınları arasında
KURANDA BİLİMSEL HATALAR VAR İDDİASI ÇÜRÜTÜLDÜ – “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (Sure-i Alak/1) – O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı. Bu kadar genişlikte gökler ve yerin genişliğinde ise Kuran cennetlerin olduğunu bildirmiştir. Şimdi gök biliminde bugünkü bilim dahi çok cüce kalmaktadır.
DevamınıOku. GÜNCEL. Rektörlük görevini devredecek. CT-December 15, 2020. Bir yıl için 500 bin euro alacak. İki yıl öncesine kadar Toronto ve çevre şehirlerde Türk marketi diyebileceğimiz bir kaç tane yer vardı, şimdi sayı hızla artıyor. Ayrıca pandemi
Malatyanın Osmanlı hâkimiyetine alındıktan dört yıl sonraki (1520) şehir merkezi nüfusu; Müslim nüfusu: 5700 - 5900 kişi. Gayrimüslim nüfusu: 900 - 1000 kişi. Toplam nüfus: 6000-7000 civarı. (2) Bu rakamlara göre ağırlıklı olarak Ermeniler olmak üzere Gayrimüslimlerin Malatya’daki nüfus oranı: ℅14,2 dir.
ZiraatBankası 7 Yıl Vadeli Hayvansal Üretim Kredisi; Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2022 yılı içerisinde de başta Ziraat Bankası olmak üzere diğer birçok banka da tarım ve hayvancılık noktasında çeşitli kredi imkanları tanımaktadır.Bu bağlamda özellikle de kırsal kesimlerde yer alan ve fazlasıyla geçimini hayvancılık üzerine kuran insanların bu alandaki
BLOG ANA SAYFA. BLOG. 0212 281 54 62. info@linacatering.com.tr. Lina Catering olarak düzenli olarak blog paylaşımı yapıyor ve sizlere firmamız hakkında, hizmetlerimiz hakkında, genel sektör hakkında ve gıdalarla alakalı önemli bilgiler sunuyoruz. Keyifli okumalar dileriz.
Ginedeki Mahmud Ustaosmanoğlu Külliyesi içerisinde bulunan II. Abdülhamid Han Camii'nde eğitim gören talebelere 1000 adet Kur'an-ı Kerim rahlesi dağıttık. İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu (İDDEF) olarak Gine'nin başkenti Konakri'de çalışmalarımıza hummalı bir şekilde devam ediyoruz. 2009 yılında ilk kazmanın
KosgebDesteklerinden Yararlanma Şartları 2022. Kosgeb destekleri nelerdir 2021 sorusuna cevap verdikten sonra sizlere kosgeb destekleri nasıl alınır sorusuna cevap vermek istiyorum. Kosgeb desteklerinden yararlanmak için; T.C
310.2021 · 2022 Bursluluk Sınavının ne zaman gerçekleştirileceğine ilişkin henüz herhangi bir açıklama yapılmadı. Söz konusu sınavın başvuruları bu sene 8-26 Şubat tarihleri arasında . 2021 Yılı 28. Dönem Polis Alımları Ne Zaman. 29.07.2021 · PMYO Bekleniyor! 28 Temmuz 2021 tarihi ile açıklanmış olan
R5BtPl. Saray'da 24 saat kesintisiz Kuran okuma geleneği, Mısır'ın fethinden sonra Kutsal Emanetler'in İstanbul'a getirilmesiyle birlikte bizzat Yavuz Sultan Selim tarafından başlatıldı. Saray'ın müze olmasıyla 56 yıl kesintiye uğrayan gelenek 1996'dan bu yana yeniden uygulamada. 1980-1996 arasında ise Saray'da Kuran sadece gündüzleri okundu. Topkapı Sarayı'nın Kutsal Emanetler Bölümü'nde, tam 500 yıl önceki gibi 24 saat kesintisiz Kuran okunuyor. Yavuz Sultan Selim tarafından başlatılan gelenek ya da 5 asırlık nöbetin bugünkü bekçileri, sesi ve diksiyonu düzgün adaylar arasından seçilen 12 hafız. Dokuzu gece, üçü gündüz Kuran okuyan hafızların hepsi, başta ilahiyat fakülteleri olmak üzere dört yıllık üniversitelerden mezun. Çoğu bir ya da iki yabancı dil biliyor. Arapça ve İngilizce'yi iyi konuşan hafızların Kur'an-ı Kerim'i 24 saat kesintisiz okumasının neticesinde, günde bir hatim indirilmiş oluyor. Başka bir ifadeyle, 606 sayfalık Kuran bir günde bitiriliyor. Ertesi gün tekrar başlayarak okuma işi sürekli devam ettiriliyor. "Günde ortalama bir hatim bitiyor. Bu da yılda 365 hatim demek" diye konuşan hafızlar, "dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok" diyorlar. Gerçekten de bu gelenek Türkiye ve İstanbul'a mahsus. Kâbe'de 24 saat tavaf var ama 24 saat Kuran okuma uygulaması yok 1517'deki Mısır seferinden, aralarında Hz. Muhammed'in Hırka-i Şerifinin ve sancağının da yer aldığı kutsal emanetlerle birlikte İstanbul'a dönen Yavuz Sultan Selim, Topkapı Sarayı'nda manevi atmosferin devam etmesi için kutsal emanetlerin konduğu Has Oda'da Kuran okutmaya başlamış. Kendisi başta olmak üzere, 40 hafızın nöbetleşe sürdürdükleri Kuran okuma uygulaması uzunca bir süre Has Oda'da devam etmişAncak Saray'dan paha biçilmez bir Kur'an-ı Kerim'in çalınması üzerine 1999'da bu odada Kur'an okumaya son verilmiş. Hafızlar, şimdi Kur'an-ı Kerim'i, kutsal emanetlerin yer aldığı Has Oda'nın dışında Arz Odası ya da Arzhane denen bölümdeki bir kulübede okuyorlar. Hepsinin en büyük emeliyse eskiden olduğu gibi yine, geleneğe uygun şekilde Has Oda'nın içinde Kuran okumak. Saray'dan gece yükselen ses Akşamları, Topkapı Sarayı boşaldığında hafızlar yalnız kalıyor ve genellikle de bir saat arayla nöbet değişikliği yapıyorlar. Peygamber'in ayak izinin yer aldığı platformun tam karşı çaprazındaki kulübede, geceleri tek başına Kur'an-ı Kerim okuyan hafızlar, seslerinin yankı yapması ve etrafın sessizliğinden dolayı bazen ürperdiklerini söylüyorlar. Adem Demir.
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde PKK'lı teröristlerin ateşe vererek tahrip ettiği ata yadigârı Fatih Paşa Kurşunlu Camii 4 yıl aranın ardından yeniden ibadete Sur ilçesinde PKK'lı teröristlerin ateşe vererek tahrip ettiği ata yadigârı Fatih Paşa Camii Kurşunlu Camii 4 yıl aranın ardından ibadete açılacak. PKK'lı teröristlerin şehirlerde kazdıkları çukurlar, kurdukları barikatlar, tuzakladıkları patlayıcıları infilak ettirerek gerçekleştirdiği saldırılar sonucu Şırnak merkez ile Cizre, İdil ve Silopi, Diyarbakır'ın Sur, Mardin'in Nusaybin ilçelerinde yakılan, "karargâh" gibi kullanarak tahrip edilen 135 camiden yaklaşık 90'ı devlet imkanıyla onarıldı. Tahrip edilen ibadethanelerden biri de UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'nde yer alan Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçelerinin bulunduğu Sur ilçesindeki 500 yıllık Fatih Paşa Camii. 2015 yılında PKK'lı teröristlerin ateşe vermesi sonucu tahrip olan, kullanılamaz hale gelen kentteki ilk Osmanlı eseri olma özelliği taşıyan tarihi caminin Vakıflar Genel Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarla restorasyonu yüzde 99 oranında tamamlandı. 1516 yılında Diyarbakır'a vali olarak atanan Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından inşa edilen ve üst örtüsünün kurşun ile kaplanmasından dolayı halk arasında "Kurşunlu Camii" olarak da bilinen cami, çevre düzenlemesinin ardından yeniden cemaatine kavuşacak. "3 MİLYON 700 BİN LİRA HARCAMA YAPILDI" Sur Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, Diyarbakır'ın sembol yapılarından biri olan caminin aynı zamanda şehirdeki ilk Osmanlı eseri olduğunu söyledi. Osmanlı Valisi Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaklaşık 500 yıl önce yapılan ve 2015 yılına kadar ezanın hiç susmadığı ibadethanenin PKK'lı teröristlerce mevzi olarak kullanıldığını anımsatan Çiftçi, caminin, içerisindeki Kur'an-ı Kerim ve bütün değerlerle ateşe verilmesi sonucu büyük zarar gördüğünü vurguladı. Güvenlik güçlerinin başarılı operasyonlarının hemen ardından Sur'un yeniden ihya ve inşası için başlatılan çalışmalar kapsamında Fatih Paşa Camii'nin hızlı bir şekilde onarımına başlandığını dile getiren Çiftçi, "İlmek ilmek, nakış nakış ince bir çalışma neticesinde burası aslına uygun olarak bütün yönleriyle tekrar ihya ve inşa edildi. Restorasyon için yaklaşık 3 milyon 700 bin lira harcama yapıldı." dedi. "HER YÖNÜYLE İBADETE HAZIR VAZİYETTE" Kaymakam Çiftçi, tarihi yapının restorasyonunun yüzde 99 oranında tamamlandığını, sadece çevre düzenlemesi çalışmalarının devam ettiğini aktardı. "Bu çalışmalar da kısa süre içerisinde tamamlanacak. Cami her yönüyle ibadete hazır vaziyette. Bu kadar değerli bir eseri tekrar şehre kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yaklaşık 500 yıldır ezanın hiç susmadığı bu camide tekrar ezan okunacak olmasından dolayı mutlu ve heyecanlıyız." ifadelerini kullanan Çiftçi, caminin Şubat veya Mart ayında ibadete açılacağını dile getirdi. İBRET İÇİN KURŞUN İZLERİ SİLİNMEYECEK Çiftçi, yapıdaki kurşun izlerinin bir kısmının yaşananların anlaşılması için silinmediğine işaret ederek, şöyle devam etti "Kurşun izlerinin bir kısmı bilerek bırakıldı. Burada yaşanan süreci yeni neslin görmesi gerekiyor. Camilere ve inancımıza sıkılan kurşunun unutulmaması gerekiyor. Bunlar temsili bir numune olarak kalacak. Çünkü terör örgütünün hiçbir kutsala saygı göstermediğinin burası çok bariz bir örneği. Kutsal bir mekanın terör örgütü tarafından yakılması, onların bu değerlere ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Bunun ibret olmasını diliyorum." "ALLAH CAMİLERİMİZİ ZALİMİN ZULMÜNDEN KORUSUN" Saldırılardan önce Fatih Paşa Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlardan Kasım Şenol 70 mahallenin ve caminin tahrip edilmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Vakit ve teravih namazını Fatih Paşa Camii'nde kıldığını ifade eden Şenol, "Oranın ahengi bambaşkaydı. O caminin harap halini görünce ruhumuz harap oldu." dedi. Şenol, caminin ibadete açılmasını sabırsızlıkla beklediklerini aktararak, şöyle konuştu "Halkımız dindar, ezan sesini sever. Ezan sesini işitmediği zaman ruhen üzülür, ezan sesi yükselirse ruhumuz lezzet alır. Orada Allah'ın evini görüyoruz. Bir an önce oranın ibadete açılmasını istiyoruz. Allah camilerimizi zalimin zulmünden korusun. Camimiz onurumuz ve şerefimizdir. Onarımına katkısı olanlardan Allah razı olsun. O eski ahenk ile bir araya gelip, teravih namazını eda etmek istiyoruz." Kaynak AA İslam ve İhsan
Bizans İmparatorluğu döneminde imparator tarafından yaptırılan ve bin 500 yıldır ayakta kalmayı başarak Justinianus Köprüsü'nde hamam ve sarnış yapısı ortaya çıkarıldı. Bizans İmparatorluğu döneminde İmparator Justinianus tarafından yaptırılan ve bin 500 yıldır ayakta kalmayı başaran Justinianus Köprüsü'nde yapılan kazı çalışmalarında sarnıç ve hamam yapısı ortaya çıktı. Sakarya Müze Müdürü Mürşit Yazıcı, "Köprüde sarnıç dediğimiz su yapısı onun devamında da hamam yapısı açığa çıkarıldı" ilçesi Beşköprü mevkinde bulunan Justinianus Köprüsü, Bizans İmparatorluğu döneminin Anadolu’daki en görkemli eserlerinden biri olarak biliniyor. İmparator Justinianus tarafından yaptırılan ve bin 500 yıldır ayakta kalmayı başaran köprü, Ayasofya Camii ile yaşıt. 375 metre uzunluğunda, 12 kemerli olan köprü UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine girmeyi başardı. Köprünün UNESCO Dünya Mirası Listesine dahil edilebilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan ve 29 milyon TL’ye mal olacak restorasyon çalışmaları başlatıldı. Restorasyon çalışmaları kapsamında arkeologlar tarafından yapılan kazıda köprünün güney cephesinde sarnıç ve hamam yapısı ortaya çıktı. "ARKEOLOJİK KAZI ÇALIŞMALARINA BAŞLANDI" Sakarya Müze Müdürü Mürşit Yazıcı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Sakarya ili, Adapazarı ilçesinin 5 kilometre kadar güney batısında yer almaktadır. Burada doğu Roma imparatoru Justinianus tarafından yaptırılmış taş köprünün uzunluğu 375 metre genişliği ise 10 metre kadardır. 12 kemerli olan köprünün batı ucunda tak, doğu ucunda apsisli bir yapı ve kemerli girişler mevcuttur. Ayrıca köprünün doğu tarafında köprünün her iki yanın da müştemilat yapılar dediğimiz tonozlu yapılar vardır. Karayolları Genel Müdürlüğü Tarihi Köprüleşme Müdürlüğünce bir proje çalışması yapılarak Kocaeli Koruma Bölge Kurumunda geçirilmiştir. Bu proje doğrultusunda burada bir restorasyon çalışması Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılmaktadır. Karayolları Genel Müdürlüğünce hazırlanan proje kapsamında burada bir arkeolojik bir kazı çalışması yapılması istenmiştir. Bunun üzerine Sakarya Müze Müdürlüğü olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü konu iletilmiş ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden alınan izinle burada arkeolojik kazı çalışmalarına başlanmıştır. Biz de bu yıl bu kazı çalışmasına başladık" dedi. "HAMAM YAPISI ORTAYA ÇIKTI" Yapılan kazılar neticesinde köprünün güney cephesinde hamam yapısının ortaya çıktığını belirten Yazıcı, "Çalışmalarımıza köprünün doğu tarafı ucuna yakın güney cephesinde başlattık. Burada sarnıç dediğimiz su yapısı onun devamında hamam yapısının olduğu açığa çıkarıldı. Bu sezon ki kazı çalışmamız sonlandırıldı. Gelecek yıl bu çalışmalara devam edilecektir. Bu projeyi destekleyen Karayolları Genel Müdürlüğünün yapmış olduğu ihale sonrasında temin edilen işçi temin edilmekte. Yaklaşık 20 işçi ve bizden de 2 arkeolog ve sanat tarihçi arkadaşımız da katılarak bu yılki kazı çalışmamızı tamamlamıştır. Bu konuda çalışmalara köprünün her iki tarafında boydan boya 4-5 metre genişliğinde 2-3 metre derinliğinde bir alan kazılacaktır. Bu temel izleme çalışmasıdır. Köprü ayaklarının ve çevresindeki müştemilat yapıların ve az önce bahsettiğim tak ve apsisli yapı onun çevresindeki alanlara bakılarak burada arkeolojik veriler olup olmadığına tespit edilecektir. Yapılan bu tespitler sonrasında projeye tabi bunlar aktarılacak. Rölöve çalışmalarının ardından restorasyona geçilecektir. Bu durum 2-3 yıllık zaman dilimini kapsayacaktır" diye konuştu. İHA
İsmet Bozdağ Özdağ, "Araştırmayı yaptım ve Sayın Ecevit'e sundum. Çalışmayı inceledi ve sonra, 'Tıpkı benim düşündüğüm gibi. Ancak ben bunu açıklayamam. Bence bunu siz yayın yoluyla açıklamalısınız' demişti" 67 kitap yayımlayan 91 yaşındaki Bozdağ, başörtüsüyle ilgili bu çalışmasını yayımlamaya fırsat bulamadığını, ancak bunu kamuoyuna açıklamayı bir borç bildiğini belirterek, İslam dininin başörtüsünü emretmediğini, Nur Suresi'nin 31. ayetinde yer alan örtünme konusunun başla değil, göğüslerin örtülmesiyle ilgili olduğunu ileri sürdü. Yazdığı tarih kitapları ve araştırmalarıyla tanınan İsmet Bozdağ, 8 yıl önce dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in kendisinden "Başörtüsünün Kuran'da yeri olup olmadığı"na ilişkin bir çalışma yapmasını istediğini belirtti. Bozdağ, "Kuran, 'Dışarı çıkarken başınıza örtü alın" diyor, ama bunu emretmiyor; 'iyi olur' anlamında tavsiye ediyor. Ancak süslerinizi gizleyin dediği yer Diyanet'in dediği gibi 'gerdan' değil, 'göğüsler'dir. Bunu bir tek Yaşar Nuri Öztürk mealinde dile getirdi" diye konuyla ilgili olarak şunları söyledi"Nur suresinin 31. ayetinde ayrıntıları ile açıklanan örtünme koşullarından anlıyoruz ki, 'örtünme' herkese karşı değildir. Ev içi ilişkilerde örtünme; kadının karşısındaki insanda şehvet duygusunu uyandırmayacak biçimde giyinmesidir. Şehvet duygusunu kamçılayan 'ziynet yerleri'dir. Nur suresinin 31'inci ayetine göre, kadının ziynet yeri, yakadan sonra başlayan yer ya da başka bir yorumla, göğüs çaprazından sonrası. Nur suresinin 31. ayetinde, 'Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için, ayaklarını yere vurmasınlar' deniyor. Kim ayaklarını yere vurmayacak? Kadınlar. Niye vurmayacaklar? Gizledikleri süslerinin bilinmemesi için. Ayaklarını yere vurdukları zaman, hangi süsleri belli olur? Göğüsleri. Çünkü ayaklar yere vurulunca, titreyerek varlıklarını belli eden tek kadın uzvu göğüslerdir. Ve bu kadın uzvunu Kuran, aynı ayette, 'gizledikleri süslerinin bilinmemesi için' diye niteliyor." Kadının 'ziynet yerleri'
Ezelden ebediyete kadar, olan ve olacak herşeyi bilen allah, yazdırdığı kitaba göre, KABE yi insanlar için GÜVENLİ BİR YER KILMIŞTIR.. Bakara 125. Biz, KABE Yİ insanlara toplanma mahali ve GÜVENLİ BİR YER KILDIK. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin orada namaz kılın. İbrahim ve İsmail'e Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için Evim'i temiz tutun, diye emretmiştik. Peki tarihde gerçekten böyle midir? 1987 yılında 400 kişi çatışmada 1990 yılında 462 kişi 1994 yılında 270 kişi 1998 yılında 119 kişi 2001 yılında 35 kişi 2003 yılında 14 kişi 2004 yılında 244 kişi 2006 yılında 345 kişi çıkan izdihamlarda ezilerek ve boğularak ölmüştür.. Ayrıca tarihde 681 de yezid, 692 de haccac, 930 da ebu tahir komutasındaki ordular tarafından saldırya uğramış, haccac tarafından mancınıklarla vurularak yıkılmış sonra tekrar inşaa edilmiştir. En son 1979 yılında suudi rejimine karşı isyan başlatan bir grup arap isyancı tarafından haftalarca isgal edilmiş çatışmalarda yüzlerce insan ölmüş ve fransız anti terör timlerinin müdahalesiyle kabenin içine su basılıp suya elektrik verilmesiyle isyan sona erdirilmiştir.. 0 kişi takip ediyor. Paylaş 37 Ekrem.. Yahu yine cevabımı okumamışsın.. Ondan sonra da tekrar paylaşınca bunu yazmıştın zaten diyorsun... Oku da böyle saçma capsler paylaşıp, kendi dıurumunu zora sokma dostum.... Bu şekilde belki daha ergenüstü konulara geçebiliriz... Pek ümidim kalmasa da............ Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Okumaz olurmuyum ya, ben herşeyi kibirsiz okurum seco.. Yine maneviyata bağlamısısnn işi, fiziksel bir korum adeğil diyorsun.. Eee ebabil kuşlarıda sanal alemdeki pc oyunumu, yada ebabil kuşu dediği uzaylıların uçaklarımı Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Bence Ekrem'in Kabe paylaşımı hiç de ergen falan değil. Hatta uzayda çok kıyıda kalmış bir galaksinin, kıyıda kalmış bir yıldızı etrafında dönen bir gezegenindeki her hangi bir yerin bu evrenin yaratıcısı tarafından hiç de özel olarak görülmediğinin çok net kanıtı. Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Ohoooooo.. Sen yine daldan dala atlamaya başladın.. Uzun zaman geçmişti haalbuli. Belki bu huyun düzelmiştir diye ümitlenmiştim.. Ama huylu huyundan vazgeçmiyor demek ki.. Bir konu açıklanınca hemen sanki, o konu hiç konuşulmamış gibi başkasına geçiyorsun.. Bu psikoloji gerçi, yaygın burada .. 9 Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala şecaaddin , siz müslümanlar ateistleri hasta, kendinizi de doktor olarak görmekten vazgeçin artık. Sürekli Kuran'dan ayetler paylaşarak bizi iyileştireceğinizi zannedeceğinize önce siz Kuran'ı tam olarak anlayın. Kurandaki çelişkileri her kelimeye 380 farklı anlam yükleyerek ortadan kaldıramazsınız. Daha ben göğsünü gere gere "Kuran Allah'ın sözleridir" diyebilecek bir müslümana rastlamadım. Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala can ... İster inan ister inanma.. Ben Allah'ın izniyle Kuran ile ilgili her konuda çelişki ve hata iddialarına NET cevap veriyorum.. Sen beni ayet bükmekle suçlayarak kendi vicdanını temize çıkarmaya çabalıyor olabilirsin. Bununla da zerre kadar ilgilenmiyorum.. Alışmışsınız Cübbeli ekibinin saçmalıklarından din eleştirisi yapmaya.. Siz bu şekilde sorgulama yaptığınızı ZANNETMEYE devam edin.. Yapacak birşey yok.. Selam.. Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala İşinize gelmiyor tabi Sünnilik. Modern ahlak anlayışından nasibini almış insanların hiçbirisinin işine gelmez geleneksel sünni islam. Kendi istediğiniz, hayalini kurduğunuz modernist İslam anlayışı yaratmaya çalışıyorsunuz. Sizler Kuran'ı okumuyorsunuz. Kuran'da görmek istediklerinizi okuyorsunuz. Kuşkucu bakış açısıyla sorgulamanın ne demek olduğunu bilirim. Asıl siz bilmiyorsunuz bana göre. Hakikati aramak, herşeyi tek bir kitapa göre yorumlamak, herşeyi tek bir düşünce/inanç anlayışı üzerinden anlamlandırmak sorgulamak değildir. Sorgulamak, hakikati aramaktır. Size göre hakikat zaten bellidir. Nedir o hakikat; Allah - İslam. Allah'ın varlığı... Siz herşeyi kendi hakikatinize göre yorumluyorsunuz. Karar sorguladıktan, düşündükten sonra değil, öncesinde verilmiş, belli. Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Daha yeni geldim pc nın basına seco.. Nekadar sacmaladığını göstermek için basit bir örenek verdim, hemen kıvırma sanatının en ınce ayrıntılarını sergiledin... Şimdi sen ne diyodun o paylaşımda..? Diyorsunki Mekkenin korunması madden koruma değil, manen korunmadır değilmi..? Şimdi bende sana hemen örneğini verdim, madem dedim manen korunma demek istemişse Allah ve saldırılara, sellere, depremlere karsı bir koruması yok, neden ebrehe kabeye saldırdığında müdahale ederek korumak istemiş ozman dedim.. Tabi herzaman olduğu gibi konuyu hemen saptırdın, klasik seco savunmalarına gectin, yok daldan dala atlıyormusumda, yok huyum buymuşda, yok başak konuya atlıyomusumda, ne alaka kardeşim tamda bu konuyla ilgili bir soruydu, hiçbi çarpıtmada yokdu, ben sana kabenin korunması ile ilgili tutupta başka bir konudan örnekmi verdim sanki.. Cervap veremediğin zaman hemen klasik seco karalama kampanyası Ayrıca bu ayetleri arapça bilgisi olmadan nasıl eğip büküp manalandırıyorsun anlamadım, benim sitem diyorsun, ben yazıyorum diyorsun ama arapça bilmiyorsun, kel başa şimşir tarak Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala E sen de bilmiyorsun.. Ama sünni yorumların doğru olduğuna maşaAllah adın gibi eminsin.... Alem adamlarsınız dostum gerçekten....... Atezim gerçekten psikolojik bir durum.. Mantığın bittiği yerde başlıyor.. Buna gerçekten kanaat getirdim bu .......... Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala hangi 8 tane meal var elinde değerli dostum?.... İnternet diye birşey var... Ben en çok da mukayeseli çalışıyorum.. Meal sahibi birine sorarım.. Veya kelime anlizi yapmasını isteyebileceğim değerli dostlarım var...... Yeter ki, insan sorgulasın ve samimi olsun.. Allah çabaları karşılıksız bıtakmıyor.... Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Aylarca mekkede medinede kaldım, normal esnafın dükkanına gir teksas tommiks okur gibi kuran okuyolar, dedim ne diyo ne yazıyo, bilmem bizde anlamıyoruzki diyolar, öz arap bile nedemek işstediğini anlamıyor kuranın, ama seco baba meseleyi çözmüş aklıyla ve zekasıyla arapçanın nedediğini kavramış biz kalkıp kuran arapça değil dediğimiz zmanda kzıyorlar, Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Ekrem.. Konu senin Mekke gözlemlerin mi... Hangi arap anlamıyormuş.. Benim arap dostlarım da var.. Azıcık eğitimli her arapça bilen kuran'ı anlayabilir.. Mühim olan anlama anındaki etkileşimlerdir.. Eğer kurandışı kaynakalrdan Kuran'ı amnlamaya kalkarsa senin sitende olduğu gibi İlhan Arsel seviyesinin üstüne çıkma şansı bulamaz................ Ama sen yine insaflı bir aargüman söyledin.. Arap esnaf kuran'ı anlamakta zorluk yaşıyor diye.. Bu sitede o kadar saygın insan var ki, Kuran akadçadır diyen bile oldu... Alfabeyle dili karıştıran oldu.. Daha neden bahsediyorsun sen...... Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala yahu be mubarek sen eski türkçeyi okusan nedmek istediğini eğitimini almadan anlayabilirmisin? Adamlar 1400 yıl önceki metinleri senin benim gibi okuyolar işte, nediyo düşünmeden düz olarak okuyorlar, ben bunu demek istedim, yoksa adam tabiki arapça konusuyor ve yazıyor, mesele o değil kuranın ne dmek istediği, onun içindirki 40 kafadan ses çıkıyor, ama işin ilmini ve filolojisini okuyanlar anlıyor, arapça dili ve edebiyatçıları gibi, hani bizde osmanlıca hocaları varya aynen onun gibi... Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Senin mantiginla demekki kimse kuranı anlayammamis ve hala gercek müslüman yok. Muhammed'e buna dahil...! Bence burda senin durumunun acizligi söz konusu. Neden dersen? Dolaylı yoldan kuran icinde seni ikna edecek bir sey bulamamış ama kendince bir umut yaratmissin. Plasebo etkiside güzeldir secocum bide onu dene Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Dostum tabi ki herhangi bir metinde kelime bilgisi olmayan eğitimi zayıf insanlar, aynı dile doğsalar bile o metni anlayamazlar.. Ama bu metin o dilden değildir diyebilir miyiz? Bundan dolayı metin Arapça değildir diyebilir misin?... Ben sana bunu söyleyen üye var diyorum ve bu üye kendilerine hoca dedikleri bu arkadaşa hayran hayran bakıyorlar... Arkadaş ciddi olduğunu sandığım bir ruh haliyle Akadça yazılmıştır dedi.... Hem sonra ben mesela Arap harfleriyle yazılı TÜRKÇE bir metini anlayamaz mısın demek istiyorsun?.. sana bulsam da yıllar önce üzerinde çalıştığım arap harfleriyle yazılı basit kısa hikaye kitabımı bulsam da göstersem.. Sen bu metni bakalım anlayabilecek misin yoksa, bu metin ben anlamadığıma göre atıyorum RUSÇA mı yazılmış diyeceksin................... Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Ekrem ..... Senin ben arapça bildiğinden de çok şüpheliyim.. Müsait bir zamanda arapça bilen bir arkadaşımla konuşmanı sağlayacağım. Çünkü sana ait olduğunu söylediğin siteden bu intibayı aldım. Çok net bir İlhan Arsel kopyası.... Kusura bakma.. Ama tamamı copypaste çalışması.. Üzerinde asla düşünülmemiş sünni eleştirilerden dine saldırı....... Dost acı söyler. Kusura bakma...... Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala 7. yy'dan 9. yy'a kadar olan sürede yazılan ve toplanan metinlerin anlamlarını 400-500 yıl sonra yazılan sözlükler ile cevaplıyorlar. Kelimelerin yazıldığı dönem anlamları onların umurunda bile değil. Etimoloji bize bunu veriyor. Gerçek anlamları öğreniyor ve neler uydurulduğunu gerek Kur'an gerek tarih üzerinden öğreniyoruz. Şimdi sorsak sana ve diğer müminlere Kur'an'ı toplayan komisyonun başkanlığını 21 yaşında yeni yetme Yahudi Zeyd nasıl yapar!? Bizlere diyeceksinizki ama bu rivayet! Peki Kur'an ne!? Muhammed ne!? Hadisler ne? Hepsi rivayet! Kaynaklar aynı yerden! Secocum........ Bu yazı çok küçük ve karmaşık okuyamıyorum, ayrıca benim arapça bilgim 33 yıl önceki imam hatip lisesinden kaldı ama derdimi anlatacak kadar çat pat anlıyorum.. Asıl cevap verilmesi gereken soru, sen arapça bilmeden nasıl ayetleri, yok orda onu demek istememişde şunu dmek istemiş diyebiliyorsun..? Aaaa pardon ya süper zeka dimi Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Ya dün bir arkadaş kırk yıllık ''alak'' kelimesini yok tutunan yok bilmem ne diye çevirmiş. Buradan da mucize uydurmuştu ya ben pes dedim. Yani saçmalığın bu kadarı olur. 1000 sene bütün herkes arabı, farsisi, pakistanlısı kan pıhtısı olarak anlasın ortaçağda embriyonun ilk halinin kan ya da kan pıhtısı olduğu düşünülürmüş o zamnın tıpbi bilgilerinde sen şimdi modern tıp bu işin saçma olduğunu ispatlayınca yok efendim alak şu demek bu demek.. Eğer olay bilimsel bir metinden bahsediyor olsaydı buna bilim ahlakının olmaması denirdi ama işte din olunca isteyen istediğini söylüyor. Sözlük anlamında buda var nasılsa şimdi bu uydu hadi bunu alalım. Oh ne ala iş Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Yaptigim bir kac bilimsel tespite göre assagida örnek ile gösterecegim; Bir ayetin bukulme suresi kelime sayisinin kare kökune esittir. Dakika ile hesaplanirsa. Simdi örnege gelelim. Nisa suresi 34. Tam olarak turkceye diyanet isleri tarafindan cevrildiginde 64 kelimedir. "Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi kimse görmese de namuslarını koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve bunlarla yola gelmezlerse dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür." 64'un kare köku 8'dir. Yani bu ayeti bukmek 8 dk'alir. Peki bu ayeti bukmesi tam olarak neden 8 dakika alir. Ayet 3 dk icinde iki kere okunur. 2 dk'da icinde bukulecek kelimeler secilir. Ayni anda kelime sayisi okuma suresi ve kelime secme suresini buyuklugune göre uzatir yada kisaltir. Örnegin "vadrıbûhunne" kelimesi turkceye tam cevrildiginde dövun demektir. Yani kadinlar itaat etmezsse dövun denilir. Bu kelime secilir. Cunku bu kelime burda bukulmesi gereken tek kelimedir. Denkleminde puf noktasi budur. Bir ayetin kelime sayisi nekadar buyukse bukulme sureside okadar uzundur. Konuya geri dönelim; simdi "vadrıbûhunne" kelimesinin turkce karsiligi dövun demektir. 3'dk iki kere okumaya, 2 dk kelime secmeye son kalan 3 dk'da kelimeye arapcadan mecazi anlam bulmaya harcanir. Bu kolaydir, google translate'de arapcadan ingilizceye ingilizceden turkceye cevrilim yapilir bu son 3 dk'da o kelimeye anlam bulmaya gecer. Örnekteki "vadrıbûhunne" kelimesinin google translatte parantez icinde hizlica itmek anlamina gelen "vadrıbûhunne" durum eki "he" ile "vadrıbûhunnehe" kelimesi ayiklanir ve ayet icine yerlestirilir. Buda ayette kadinlarin dövun degil elinizle itin, itekleyin anlamina bukulerek karsida ki kisiye sunurlur... Bu denklemi bakara 216'da denedim dogru cikti. Herkese iyi bukmeler... Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala Arkadaşlar adnancılarla boşuna tartışmayın. Onlar buradaki yorumlarını merkezden talimatlı olarak bir görev çerçevesinde gerçekleştiriyorlar. Meal bükmeyi türkçe meallerde biraz yapabiliyorlar, bahane olarak da "mealciler birbirlerinden çok etkilenmişler" diyorlar. İngilizce mealleri pek bükemiyorlar merkezleri bu konuda eleman yetiştirememiş anlaşılan ama ona da "yaw onlar da etkilenmiş demek" diyorlar büyük bir önyargı ile. Tek Fince meali ortaya koyup "peki bu nereden etkilenmiş?" diye sorunca ya kaçıyorlar ya da bazılarının yaptığı gibi beni engelliyorlar ki kedicik arayışlarına taş koymayayım Facebookta Paylaş Twitterda Paylaş Linki kopyala
500 yıldır kuran okunan yer