🥇 Nazım Hikmet Içimde Kızıl Bir Gül Gibi

Nazım Hikmet Sözleri, Nazım Hikmet Ran Özlü Sözleri, Nazım Hikmet'in Güzel Sözleri - İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman.(Vera'ya Sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kadar, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kadar gençsin. Benim sevdasında bencil; ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim: ne güzel darma duman ediyorsun beni. İçimde mis kokulu, kızıl bir gül gibi duruyor zaman. Özlemenin azı çoğu olmaz. Cevap:Nazım Hikmet Ran'ın Şiir ve Sözleri.. (13.5.2017 21:40:05)"İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman. Ama bugün cumaymış, yarın cumartesiymiş, çoğum gitmiş de azım kalmış, umurum da değil.." NAZIM HİKMET RAN İmza:İnsanların kanatları yok,insanların kanatları yüreklerinde. N.H. RAN İçimdemis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zаmаn. Arkаdаşlık аğаcа benzer, kurudu mu bir dаhа yeşermez. Gidenin аrkаsındаn gelen gideni bulаcаk mı zаnnediyorsun? İnsаnlаrın kаnаtlаrı yok, insаnlаrın kаnаtlаrı yüreklerinde. O bensizliği göze аldıysа, ben onsuzluktаn bir şey kаybetmem. ”İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman.” ”Umuda bin kurşun sıksa da ölüm, unutma! Umuda kurşun işlemez gülüm.” ”Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin.” ”Tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da, hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp GüneşteNazım Hikmet. Güneşte denizin sonunda mavi bir duman gibi gözümde tütüyorsun. Yeşil bir erik dalı yüreğim sen altın tüylü bir yemiş sallanıyorsun. Fakat ben seni böyle bir yemiş ve bir duman gibi görmenin yerine sahiden görmek istiyorum çıplak ayaklarını sahiden dokunmak istiyorum uzun parmaklı ellerine!.. NazımHikmet - Salkım Sögüt: Akıyordu su gösterip aynasında söğüt ağaçlarını. Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını! Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere! Birden bire kuş gibi vurulmuş gibi kanadından yaralı bir atlı yuvarlandı atından! Bağırmadı, gidenleri geri çağırmadı, baktı yalnız İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman. Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir! Nazım Hikmet 1950 yılında bir af yasasıyla salıverildi Gerçekolayları, anıları ustalıkla birleştirip, bir roman ustalığı ile sunan Ayşe Kulin bu eserinde, şiire ve Nazım Hikmet'e hayranlığını yine kendine has üslubuyla karşımıza çıkarıyor. Ne zaman âşık olsam, içimde mis kokulu kızıl bir gül gibi dururdu zaman. Çünkü ben âşık olmaya biraz da Nâzım nasladomojega mesta v tvojem pogledu. oh, moja sultanka, moja gospa, če bi dovolila. in bi si tvoj suženj Nazim Hikmet to drznil. bi bilo tako, kot da bi na tvojih licih. dihal in poljubljal Istanbul. a bodi previdna. nikar mi ne reci “pridi bliže”. zdi se mi, da bi se, če bi se tvoja roka dotaknila moje, mrtev zgrudil na tla. İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman. Nazım Hikmet. Ya rüzgâr ol dağlarıma gül taşı. Ya da oynatma dağlarımda bir taşı. Umutsuzluk yok! Gün gelir gül de açar, bülbül de öter. Sezai Karakoç. Seni nerede sevsem bir gül çoğalıyor orada. Haziran oluyor. Enes Batur. Gül bazen annemiz, bazen ilk sevgilimiz Nazım Hikmet - Sen Sen Sen esirliğim ve hürriyetimsin, Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin, Sen memleketimsin. Sen ela gözlerinde yeşil hareler, Sen büyük, güzel ve Muzaffer Ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin O7C0nwC. Bir günde bitirdiğim kitaplar listesine zirveden giren kitap oldu. Ayşe Kulin'in gençlik günlerinde Nazım Hikmet'le tanıştığı zamanlardan başlayan kitap, Nazım'ın Kulin'in hayatına dokunuşlarıyla devam ediyor. Kitapta yer yer duygulandım, yer yer gülümsedim; kimi zaman anneliği, kimi zaman evlatlığı, kimi zaman eş olmayı okudum. Bir şairin şiirleriyle bir insanın hayatının nasıl örtüşebileceğini, yani şairin nasıl gerçek şeyler yazdığını okudum. Kulin'in yazdıklarının arasına serpiştirdiği Nazım şiirleri sayesinde bir an olsun kopamadım kitaptan. Mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim kitapların başında geliyor İçimde Kızıl Bir Gül Gibi. Kitap 118 sayfa ve 9 TL'den satışta şu an. Nazım Hikmet'in sözleri ve şiirleri çoğu kişi tarafından beğenilmektedir. Nazım Hikmet Ran'ın sözleri genellikle Whatsapp durum, İnstagram profil durumu için yazılır. Ödevler için de kullanılır. Peki Nazım Hikmet'in sözleri nelerdir, şiirleri nedir, etkileyici, memlekete dair sözleri nelerdir?NÂZIM HİKMET RAN KİMDİR?Nâzım Hikmet Ran 15 Ocak 1902 doğumlu Türk şair ve yazardır. Romantik devrimci ve romantik komünist olarak tanımlanır. Bazı siyasi düşünceleri yüzünden birçok kez tutuklanmıştır. Şiirleri 50'den fazla dile çevrilmiş ve eserleri çok sayıda ödül olduğu yıllarda Orhan Selim, Ahmet Oğuz, Mümtaz Osman ve Ercüment Er adlarını da kullanmıştır. Nazım Hikmet Ran, Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerindendir. Dünya çapında bir üne ulaşmıştır ve dünya çapında 20. yüzyılın en gözde şairlerinin yer olduğu listede Hikmet'in etkilendiği isimleri Tevfik Fikret, Vladimir Mayakovski, Ziya Paşa, Namık KemalNazım Hikmet'in etkiledikleri isimler Ahmed Arif, Attilâ İlhan, Hasan İzzettin Dinamo, Rıfat Ilgaz, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Nevzat Çelik, Arif Damar, Sabahattin AliNÂZIM HİKMET RAN SÖZLERİNazım Hikmet Ran'ın birbirinden değerli sözleri vardır. Şimdi en güzellerini sizler için azı çoğu olmaz, ağırdır başka severdik. O yüzden başka yoktu, yüreğimden bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir!Sende uzaklığı; sende ben, imkânsızlığı en aşağılık tarafı şu ki yavrum, galiba yalnızlığa bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor kanatları yok, insanların kanatları değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana "HASRET"İnsan birisiyle yaşlanmalı, birisi yüzünden değil!Ve gayrisi mesela benim on sene yatmam Laf-ı esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele…İşin en aşağılık tarafı şu ki yavrum, galiba yalnızlığa misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!Ne ben sana kızarım, ne de zatın zahmet edip bana kuşsun. Artık seninle biz, düşman bile GÜZEL NÂZIM HİKMET RAN SÖZLERİMemleket mi yıldızlar mı gençliğim mi daha uzak?Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye, ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım. Ama seninle bir başka ağaca benzer, kurudu mu bir daha seni yaşıyoruz çok şükür der gibi...Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar geldin! Biz bıraktığın gibiyiz. Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye sana söylemek istediğim en güzel söz henüz söylememiş olduğum yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği, elimi sıkarken sapladığı bıçak. Nafile, artık kışkırtamıyor beni korkuya benzemez halkını satanın korkusuBüyük bir hayal kırıklığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme! Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm birisiyle yaşlanmalı, birisi yüzünden değil!İki şey var; ancak ölümle unutulur, anamızın yüzüyle şehrimizin başımın üstünde görmek bana arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?NAZIM HİKMET RAN'IN ŞİİRLERİNDEN BESTELENEN BAZI ŞARKILAR Zülfü Livaneli Karlı Kayın OrmanıCem Karaca Bence Artık Sen De Herkes GibisinOnur Akın Seviyorum SeniEdip Akbayram Güzel Günler GöreceğizEzginin Günlüğü Seni Düşünmek Güzel ŞeyBulut mu Olsam? Zülfü LivaneliBor Oteli Hüsnü ArkanHoşgeldin Kadınım İlhan İremEdip Akbayram Gidenlerin TürküsüAynı Daldaydık Ahmet KayaKız Çocuğu Joan Baez & Zülfü LivaneliHerkes Gibisin Cem KaracaNAZIM HİKMET'İN BAZI ŞİİRLERİBence Şimdi Sende Herkes Gibisin Şiiri Gözlerim gözünde aşkı seçmiyorOnlardan kalbime sevda geçmiyorBen yordum ruhumu biraz da sen yorÇünkü bence şimdi herkes gibisinYolunu beklerken daha dün geceKaçıyorum bugün senden gizliceKalbime baktım da işte iyiceAnladım ki sen de herkes gibisinBüsbütün unuttum seni eminimMaziye karıştı şimdi yeminimKalbimde senin için yok bile kinimBence sen de şimdi herkes gibisin Ceviz Ağacı Şiiri Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,budak budak, şerham şerham ihtiyar bir sen bunun farkındasın, ne polis bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı' suda balık gibi kıvıl ipek mendil gibi tiril tiril,koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını ellerimdir, tam yüz bin elim bin elle dokunurum sana, İstanbul' gözlerimdir, şaşarak bin gözle seyrederim seni, İstanbul' bin yürek gibi çarpar, çarpar bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı' sen bunun farkındasın, ne polis Kayın Ormanında Şiiri Kısa versiyon Karlı kayın ormanındayürüyorum efkârlıyım,elini ver, nerde elin?Ayışığı renginde kar,keçe çizmelerim çalınan ıslıkbeni nereye çağırır?Memleket mi, yıldızlar mı,gençliğim mi daha uzak?Kayınların arasındabir pencere, sarı, ordan geçerken biri "Amca, dese, gir içeri."Girip yerden selâmlasamhane içindekileri. Nazım Hikmet Ran Zülfü Livaneli Türkiye Ceviz Gündem Kültür Sanat Güncel Haberler Nazım Hikmet Sözleri Türk Edebiyatı'nın en önemli şairlerinden Nazım Hikmet'in şiirlerinden en güzel sözler ve özlü sözler bu sayfamızda... Birbirinden güzel aşk sözleri, anlamlı sözler, edebi sözler ve manalı sözlerin sahibi nazım Hikmet'in Nazım Hikmet Ran'ın en etkili 5 sözü; 1. Gitmek sadece bir eylemdir. Unutmak ise kocaman bir eylemdir. 2. Yitirdim kendimi kendi içimde… 3. Yalnızlık insanlara çok şey öğretmiştir. Ama sen gitme cahil kalayım. 4. Bir tanem… Işığım, ekmeğim ve buğdayım. Yani her şeyim… 5. Ne alemdesin yaşama sevincim benim… En Güzel Nazım Hikmet Sözler ve Şiirleri Toprak, sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar. Özlemin azı çoğu olmaz. Ağırdır işte! Ve sana bugüne kadar söylemiş olduğum söz, henüz söylemediğim sözdür. Arkadaşlık ağaca benzer… Kurudu mu bir daha yeşermez. İnsan, denizin olmadığı yerde umut adını martı olmalı. Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte. Cebimde yoktu, yüreğimden verdim. Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu. Biz başka severdik. O yüzden başka sevemedik. İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde. Arkadaşlık ağaca benzer, kurudu mu bir daha yeşermez. Sende uzaklığı; sende ben, imkânsızlığı seviyorum. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman. Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya. Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir! Ve benim birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi. Yazılarım otuz kırk dilde basılır, Türkiye’mde Türkçemle yasak! Pişman değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de yaşayamadıklarımdan. İşin en aşağılık tarafı şu ki yavrum, galiba yalnızlığa alışıyorum. Umuda bin kurşun sıksa da ölüm, unutma! Umuda kurşun işlemez gülüm. Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz ölümün önünde sigaramızı. Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine… Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. Geçtim putların ormanından baltalayarak, ne de kolay yıkılıyorlardı. Ve bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET” Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım. Evet. Belki umudum kalmadı geleceğimden; ama asla pişman değilim geçmişimden. Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük! Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması. Ben’ deyip susması, sen’ deyip ağlamaklı kalması… Kimselere anlatamadım. Kendime bile, ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni. Ne ben sana kızarım, ne de zatın zahmet edip bana kuşsun. Artık seninle biz, düşman bile değiliz. Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin… Bazen önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye yeniden. Hoş geldin! Biz bıraktığın gibiyiz. Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta. Bir meltem olacak rüzgârım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde. Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin. Gerçek yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya yargılıdır. Nazım Hikmet'in Eserlerinden Alıntılar Benim kelime hazinem çok geniştir, derdim. Senin bir kelimene yetemedim; git, ne demekti sevgilim? Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne. Biz; ince bel, ela göz, sütün bacak için sevmedik güzelim. Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda. Her gelen sevmez ve hiçbir seven gitmez unutma. Bil ki; giden dönüyorsa sevdiğinden değil, kaybettiğindendir aslında! Sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kadar, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kadar gençsin. Benim sevdasında bencil; ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim ne güzel darma duman ediyorsun beni. Aşkın bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben. Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı anlayabilesin. Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım. Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği, elimi sıkarken sapladığı bıçak. Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman. Büyük insanlığın toprağında gölge yok, sokağında fener, penceresinde cam, ama umudu var büyük insanlığın, umutsuz yaşanmıyor. Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında. Bilmezden gelişim, aptala yatışım kaybetme korkumdan değil; karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme! Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda yetişir. Korkma giderken b’yi alıyorum, gerisini sana bırakıyorum. Ne de olsa sen bitirdin bizi. Öyleyse sende kalmalı izi’. Ellerine dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm, alacakaranlığımda oynadığım dramın. Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya. Kim bilir; masalınızın kahramanı, başka bir hikâyenin figüranı olmaya gitmiştir belki de. Değer mi gitmesine, gitmezdi değmese. Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye, ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım. Ama seninle bir başka yaşarım. Yolunu beklerken daha dün gece, kaçıyorum bugün senden gizlice. Kalbime baktım da işte iyice; anladım ki sen de herkes gibisin! Nazım Hikmet Kimdir? Nazım Hikmet'in Hayatı Doğumu 15 Ocak 1902 Selanik, Ölümü 3 Haziran 1963 Moskova Nazım Hikmet, şair, oyun yazarı, romancı, anı yazarıdır. “Romantik komünist” ve “Romantik devrimci” olarak da anılan ve siyasi inançları yüzünden defalarca tutuklanıp yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçiren Nazım Hikmet’in şiirleri elliden fazla dile çevrildi, eserleri birçok ödül aldı. Şiirleri yasaklanan ve yaşamı boyunca yazdıkları yüzünden 11 ayrı davadan yargılanan Nazım Hikmet, İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre yattı. 1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarıldı, 5 Ocak 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile 58 yıl sonra yeniden Türk vatandaşlığına alındı. 1963 yılında da kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir. Nazım Hikmet'in Şiirleri 835 Satır 1929 Jokond ile Sİ-YA-U 1929 Varan 3 1930 1+1=1 1930 Sesini Kaybeden Şehir 1931 Benerci Kendini Niçin Öldürdü 1932 Gece Gelen Telgraf 1932 Portreler 1935 Taranta-Babu'ya Mektuplar 1935 Simavne Kadısı Oğlu şeyh Bedreddin Destanı 1936 Nazım Hikmet'in Tiyatroları Kafatası 1932 Bir Ölü Evi 1932 Unutulan Adam 1935 Yazıda Ne Var?1 Nazım Hikmet Kısa, Anlamlı, Özlü, Nazım Hikmet Nazım Hikmet Kitaplarından Nazım Hikmet ile İlgili Sözler Bu sayfamızda sizlere 15 Ocak 1902- 3 Haziran 1963 yılları arasında yaşamış, edebiyat ve sanat dünyasının en etkili şahsiyetlerinden biri olan Nazım Hikmet Kitaplarından Alıntılar ve Nazım Hikmet Sözleri, Nazım Hikmet ile İlgili Sözler derledik. Nazım Hikmet En Etkileyici, Güzel, Anlamlı, Romantik, Kısa, Uzun Aşk Sözleri’ni sosyal medya hesaplarınızdan paylaşarak sevdiklerinize ulaştırabilirsiniz…En Popüler Harry Potter SözleriDogecoin ile İlgili Sözler ve AlıntılarSquid Game Dizisi Sözleri ve Alıntıları Nazım Hikmet Sözleri, Kitap Sözleri, Edebi Sözler, Batı Edebiyatından Sözler, Doğu Edebiyatından Sözler, Felsefe Sözleri, Tasavvuf Sözleri, Özlü Sözler ve Anlamlı Sözler için sitemizin Güzel Sözler Kategorisini ziyaret ederek aradığınız sözlere ulaşabilirsiniz. Nazım Hikmet Sözleri Beni geldiğim yere Anadolu getirdi. Özlemin azı çoğu olmaz, ağırdır işte. Cebimde yoktu, yüreğimden verdim. Yine de her şey tümüyle anlaşılmış değildi. Biz başka severdik. O yüzden başka sevemedik. Ne güzel şey hatırlamak seni, Yaşamak sana dair… Sende uzaklığı; sende ben, imkânsızlığı seviyorum. Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu. İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman. Arkadaşlık ağaca benzer, kurudu mu bir daha yeşermez. İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde. Sende ben, imkânsızlığı seviyorum fakat asla ümitsizliği değil. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? İşin en aşağılık tarafı şu ki yavrum, galiba yalnızlığa alışıyorum. Yazılarım otuz kırk dilde basılır, Türkiye’mde Türkçemle yasak! Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir! Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz ölümün önünde sigaramızı. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine… Geçtim putların ormanından baltalayarak, ne de kolay yıkılıyorlardı. Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya. Kısa, Anlamlı, Özlü, Nazım Hikmet Sözleri Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım. Ve benim birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi. Pişman değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de yaşayamadıklarımdan. Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük! Umuda bin kurşun sıksa da ölüm, unutma! Umuda kurşun işlemez gülüm. Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır. Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. Ve bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET” Evet. Belki umudum kalmadı geleceğimden; ama asla pişman değilim geçmişimden. Kimselere anlatamadım. Kendime bile, ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni. Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin… Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması. Ben’ deyip susması, sen’ deyip ağlamaklı kalması… Ne ben sana kızarım ne de zatın zahmet edip bana kuşsun. Artık seninle biz, düşman bile değiliz. Hoş geldin! Biz bıraktığın gibiyiz. Ustalaştık biraz daha taşı kırmakta, dostu düşmandan ayırmakta. Bazen önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye yeniden. Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin. Bir meltem olacak rüzgârım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde. Gerçek yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya yargılıdır. Nazım Hikmet Kitaplarından Alıntılar Benim kelime hazinem çok geniştir, derdim. Senin bir kelimene yetemedim; git, ne demekti sevgilim? Biz; ince bel, ela göz, sütün bacak için sevmedik güzelim. Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda. Sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kadar, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kadar gençsin. Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği, elimi sıkarken sapladığı bıçak. Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman. Korkma giderken b’yi alıyorum, gerisini sana bırakıyorum. Ne de olsa sen bitirdin bizi. Öyleyse sende kalmalı izi’. Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne. Aşkın bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben. Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı anlayabilesin. Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında. Benim sevdasında bencil; ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim ne güzel darma duman ediyorsun beni. Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım. Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya. Büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme! Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda yetişir. Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye, ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım. Ama seninle bir başka yaşarım. Her gelen sevmez ve hiçbir seven gitmez unutma. Bil ki; giden dönüyorsa sevdiğinden değil, kaybettiğindendir aslında! Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Büyük insanlığın toprağında gölge yok, sokağında fener, penceresinde cam, ama umudu var büyük insanlığın, umutsuz yaşanmıyor. Yolunu beklerken daha dün gece, kaçıyorum bugün senden gizlice. Kalbime baktım da işte iyice; anladım ki sen de herkes gibisin! Bilmezden gelişim, aptala yatışım kaybetme korkumdan değil; karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır. Ellerine dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm, alacakaranlığımda oynadığım dramın. Ne güzel şey hatırlamak seni, yazmak sana dair, hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek filanca gün, falanca yerde söylediğin söz, kendisi değil edasındaki dünya. Bir tanem! Son mektubunda “Başım sızlıyor yüreğim sersem!” diyorsun “Seni asarlarsa seni kaybedersem;” diyorsun; “yaşıyamam!” Yaşarsın karıcığım, Kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda; yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı en fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı. Nazım Hikmet ile İlgili Sözler Zalim babanın evladı çeker. Ölüler bir daha öldürülemez. Kim kimden korkmazsa, o ondan büyüktür. Dünya bir fendir yahu, her şey çalışmaktır. En iyisi ağaçlar, ağaçlar anılardan uzun yaşar… Çocuklar öldürülmesin. Şeker de yiyebilsinler. Tavşan korktuğu için kaçmaz, kaçtığı için korkar. Kesemde verecek şeyim yok. Yüreğimden verdim. Anadolu’ya gidiyorum, Mustafa Kemal Paşa ya!.. İnsanoğlu secdeden gayri yerde, böyle eğilmemeli. Tadını çıkara çıkara, yudum yudum kederleniyorum. Kitap okurum içinde sen varsın, şarkı dinlerim içinde sen… Yazılarım otuz kırk dilde basılır. Türkiye’m de Türkçemle yasak. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda. Ne sen bunun farkındasın ne polis farkında. Hiçbir kitabı sonuna kadar okumadı Nuri Cemil. Ve hiçbir kitap için Okumadım’ demedi. Gün olur daha derin, Daha geniş yara açar, Kalemin düşmanlığı, Mavzerin düşmanlığından… Seni çok göresim geldi. Kafamda, gözümde, burnumda, yüreğimde ve ellerimde tütüyorsun… Bir düşün oğlum, bir düşün ey yetimi Safa, bir düşün ki, son defa anlayabilesin Sen bu kavgada bir nokta bile değil, bir küçük, eğri virgül, bir zavallı vesilesin! İnsanoğlu güle benzer, bir dakkada soluverir. Gelecektir sana vaat ettiği günler Hakkın. ´ Hayır. Gelecek günler için Gökten ayet inmedi bize. Onu biz kendimiz Vaat ettik kendimize. Bilirsin ki allâmeyi değil, alimi severim, allâme bellediğini tekrar eder, alim bellediğini tatbik ederek, metod olarak kullanarak genişletir, yani yaratıcıdır. Allame de lazım, âlim de…Ama ben alimi tercih ederim. Birinci delikanlı yarı yolda, ikincisi yolun üçte ikisinde kalmışlarken, üçüncü delikanlı yürümüş. Susarmış, içmezmiş yoluna çıkan ışıltılı sudan; yorulurmuş, dinlenmezmiş elleri kınalı, gözleri sürmeli güzeller güzelinin dizinde. Yürümüş de yürümüş, yürümüş de yürümüş. Böyle yürüyen sona erer oğlum. Sende onun gibi yorulmadan, sende onun gibi inanarak yürü oğlum. İnanan sona erer. Gri kanatlı kuşlar, çığlık çığlığa martılar, beyaz köpüklere değerek geçip gidiyorlardı, tuzlu denize kanat vura vura. Minareleri kurşunkalemler gibi gökyüzüne uzanan camilerin avlularında itişip kakışıyordu. Darıya üşüşen ak güvercinler. Kulaklarımda bir ses… Gözlerimin önünde tahtaları eskimiş panjurlarıyla cumbalı evler, yaşlı çınarlar ve bir ceviz ağacı. Koparmış ipini eski kayıklar gibi yüzer kışın sabaha karşı rüzgarda tahta cumbalar ve bir sac mangalın küllerinde uyanır uykudan büyük İstanbul’um. İstanbul’da uyanmak istiyordum. İstanbul’la beraber uyanmak istiyordum ben de Nâzım gibi. Benim bulunduğum şehirde tepe yoktu. Mavi bir deniz yoktu. Rast peşrevi yoktu havada, Boğaziçi suları gibi akan… Bana doğduğum şehri çağrıştıran hiçbir şey yoktu Londra’da. Sadece Nâzım’ın dizeleri vardı elimde, beni şehrime uçuran. İçimde Kızıl Bir Gül Gibi, usta bir yazarın ustası saydığı bir yazara ödediği gönül borcu. Edebiyatının ve yaşamın sürekliliğine ilişkin zarif bir metin…

nazım hikmet içimde kızıl bir gül gibi